28.HAFTAYA BAKIŞ!


Günler birbirini kovalarken, yine bilgisayarın başına oturup tuşların üzerinde geziniyorum, bu kaçıncı hafta ve yazıma başladığım her an güzel kelimeler konuk oluyor birbiri ardına. Sonra göz attığımda basketbol yazısı yerine minicik keyif veren “Denemeler” şeklinde sizlerle buluşuyorum.

Türkiye Basketbol Ligi tarihi senesini yaşarken, Avrupa Kupalarında önemli başarılara imza atıyoruz. Fenerbahçe Ülker Final-Four’da Real Madrid ile birleşti. Ahlar vahlar arasında  “Anadolu Efes niye olmadı?” diye dövünüyoruz, Eurocup’da BANVİT ve Pınar Karşıyaka sınırdan döndü, Trabzon Medical Park Eurochallenge’di Fınal-Four yaptı, turnuvayı yöneticiler Trabzon’a aldı. Ve final maçını saniyeler ve minicik rakamlarla kaybetti.

Trabzon yönetimini böyle bir organizasyonun üstesinden başarı ile geldikleri için kutluyorum. Ah! Birde son saniyede bu işi bitirebilseydik! Çok üzüldüm çok! Geçmiş olsun ve bu başarılarından dolayı Trabzon Medical Park camiasını kutluyorum.

Yıllarca Trabzon’a gidip “mutlaka burada basketbol olmalı” diye dağlara taşlara önüme gelene anlatmaya çalışıyordum!” Yine Trabzon’da bir panele gitmiştim ve karşılaştığım, Sayın Faruk Özak Spor Bakanı iken; “İsmet çok uğraşma bizim uşaklar ayak topundan anlar, el topundan anlamaz!” diyordu. Bu gün hep birlikte Avrupa’da kupa peşinde final oynayan Trabzon Takımını alkışlıyoruz. Hem de O ve biz ellerimiz patlayana kadar.

Bu ümitler dolu bir yıl oldu. Artık bu yoldan dönüş yok. Trabzon’da basketbol çok seviliyor ve bundan sonra çok daha ciddi ve başarılı işler yapılacak.  Bence bu yönetim her sene çok ses getiren takımlar yaratacaktır. Hedef yarıda kalan kupa sevdasını gelecek senelerde sonlandırmak.


Ligimiz ertelemeler ile bir an ivmesini kaybeder gibi olsa da yine birbirinden heyecanlı bir haftayı idrak ediyoruz. Her maç final gibi oldu.

Fenerbahçe Ülker 82-84 Anadolu Efes

16-24 23-23 23-18 20-19

Madrid Fınal-Four biletini geçen hafta almıştı. Anadolu Efes ise Madrid yolunda Madrid’e elenirken onun kadar iyi ve mücadeleci oynadı.

Her zaman söylerim Japon atasözü “İnsanlar ölmeden bir saniye önce bile öğreneceği şeyler vardır” işte gözlerimizin önünde bu atasözünün nasıl gerçekleştiğini izledik hem de canlı canlı! Ivkovic gelmeden asistan Coachunu yolladı ve “Bana takımda kalacak oyuncuları söyle” dedi! İlk isimlerden biri “Bjelica” idi! Bu güne kadar hatta bu geceye kadar bir türlü kafasındaki takımı yaratamadı! Mevcut kadro bir ileri iki geri bir türlü kafasındaki yerine oturmadı! Bu böylece uzun süre sürüp gitti! Aslında Türk oyuncularının üstün kalibresi ile çok şanslıydı Ivkovic.  İnanıyorum ki, gelecek sene Avrupa’da birkaç önemli oyunu değişikliği ile inanılmaz başarılara imza atacaktır.

Son olarak: Real Madrid karşısında öyle eksikler meydana çıktı ki, Doğuş’un bu takım için ne kadar gerekli bir oyuncu olduğunu gördük! Fenerbahçe karşısında seyrettiğimiz Anadolu Efes eğer Madrid takımı ile oynanan maçlarda da aynı tempo ve yırtılıcılıkta oynasaydı. Bu gün Fener-Efes ikilisini Madrid’de yarı finalde seyredecektik!

Anadolu Efes kimsenin tahmin edemeyeceği kadar sert oynayarak başladığı maçı baştan sona önde götürdü. Fenerbahçe Ülker gibi çok önemli bir rakibi sahasında skor olarak hep önde götürmek kolay değil. Tüm maçı kontrol altında tutan Efes’te kötü oyuncu yoktu. Hele Doğuş ile başlayan olağan üstü savunma tüm takım tarafından benimsenince ortaya çok sert bir savaş çıktı! Maçın son dakikasına kadar nefesler tutularak maç izlendi. Aslında Anadolu Efes maçı hak eden taraftı. Eh be “KOCA USTA” böyle oynatacaktın neden bu kadar geciktin!

Tüm garezin eski mesai arkadaşına mı? Ama ne olursa olsun böyle bir Efes’i seyretmeyeli yıllar oldu. Böyle oynasalar Euroleague şampiyonu olurlardı. Saric ilk kez kendinden emin ve çok başarılı savunma yaparken kritik sayılara ulaştı, Janning ilk yarı 15 attı. İkinci yarı sayı atmadan durdu ama yinede önemli savunma yaptı. Heurtal 8 asist yaptı 15 tane en az verdiği asistleri arkadaşları harcadı! Lasme üç saniye içinin şövalyesi, Cedi, Birkan ve Perperoğlu takımı askerleri gibi direndi.

Fenerbahçe Ülker’de Bjelica’nın olmaması büyük eksiklik. Takımın her pozisyonunda sene başından beri boy gösteren ve çok başarılı olan Bjelica gerçekten yokluğu çok hissedildi. Bogdonovic, Zisis, Emir ve Vesely çok direndi. Sakatlanıncaya kadar çok iyi tutulan ve oynadığı dakikalarda nefes almasına bile Doğuş tarafından müsaade edilmeyen Goudelock araya 12 sayı sıkıştırabildi.

Fenerbahçe Ülker ilk kez bu kadar sert oynayan bir takıma karşı mücadele etti. Obrodovic strateji kurmakta zorlandı! Ama yine de Fenerbahçe Ülker çok iyi oynamamasına rağmen Vesely’nin doğa üstü mücadelesi ile son saniyeye kadar maçı alma savaşı verdiler. Senelerce konuşulacak bir maç oldu. Maç sonunda herkes konuştu, herkes şikayet etti  ama bana göre hakemlerde byle sert bir oyun beklemiyorlardı. Bu kadar savaşın olduğu maçta ancak böyle yönetim olur. Fazla bozulmaya gerek yok. Çünkü çok iyi niyetli hakemlerimiz var.

Önemli Not: Tam bir Euroleague maçı hem de en sertinden. Kıran kırana hatta dozajı çok fazla sertlik içinde geçen maçta eğer hakemlerimiz her mücadeleye faul çalsalardı sahada adam kalmazdı! Hakemleri eleştirmek en kolay yol seçiliyor, buda hoş değil! Coachlar, oyuncular o kadar çok hata yapıyor ama nedense faturalar hep hakemlere çıkıyor!

Maçın MVP si: Kristic 25.31 dakika 20 sayı, 7/13 ikilik, 6/8 faul, 3 ribaund, 2 asist, 1 blok

Son iki maçlar:

Darüşşafaka – Fenerbahçe Ülker
Anadolu Efes   -   Beşiktaş İ.f.
Beşiktaş İ.F. – Fenerbahçe Ülker  
Türk Telekom  - Anadolu Efes

Galatasaray Liv Hospital   76-91   Darüşşafaka Doğuş

19-20   26-32   20-16   11-23

Sezon başından beri inişli çıkışlı tatsız bir sezon geçiren Galatasaray için yine çok didinmesi gereken dakikalar yaşadı! Avrupa Kupasının acımasız ve sert ortamı, gelen giden oyuncuların yarattığı hasar  ve ekonomik kriz. İçinden çıkılmaz bir hal aldı.

Young’un sakatlığı ile oynayamaması, Kerem’in teknik faullerle dışarıda kalması ve girmeyen şutlar maçın kaderi oldu.

Sezon başından beri şampiyonluk için kurulduğunu söylediğim Darüşşafaka Doğuş emin adımlarlar zirveye yürümeye devam ediyor. Farmar geldikten sonra kısa bir süre alışma zorluğu yaşayan Farmar ve takım arkadaşları iyiden birbirine alıştılar. Greer, Vidmar, Farmar ve hangi oyuncu rol alırsa iyi oynadığı oyunda, gerçekten maçı kazanmak için her türlü mücadele ortadaydı. Daçka puan cetvelinin zirvesine iyice göz dikti.

Maçın MVP si: Seibutis 20.55 dakika, 19 sayı, 2/4 ikilik, 2/2 üçlük, 9/9 faul, 4 ribaund, 1 asist.

Son iki maç:

İstanbul BŞB.   -   Galatarasay L.H.
Darüşşafaka Doğuş – Fenerbahçe Ülker
Galatasaray l.H. – Rönesans TED Ankara
İstanbul BŞB. – Darüşşafaka Doğuş

Beşiktaş İntegral Forex   84-74   Torku Konya Basketbol

12-24   17-10   27-21   28-19

Yorgana göre ayağını uzatan ve sabit gelirlerinin sınırları içinde harcama yapan Beşiktaş İntegral Forex Basketbol Şubesi her şeye rağmen yine ekonomik zorluklar yaşıyor. Ama idari yönetim ve oyuncular hiç bir şey olmamış gibi mücadeleye devam ediyorlar. Bu yaptıkları jestler fazlası ile takdiri ve alkışı hak ediyor. Basketbol Şubesi müthiş özverili. Kendilerine ayrılan parayı gıdım gıdım tasarruflu kullanıyorlar. Onlara bu kritik günlerde esas yönetimin ve sponsorların biraz daha desteklemesi gerekli.

Türkiye’den binlerce kilometre öteden para kazanmaya gelen oyuncular (bazılarının profesyonel ilk deneyimleri! Yaptıkları sözleşmenin karşılığını almamaları) nasıl dramatik bir durum! Tahmin edebiliyor musunuz?

Bu sıkıntılar içinde çıkıp oynamak, hem de, iyi oynayıp maç kazanmak nasıl bir duygu! Türk oyuncularının arkadaşlarına verdiği destek ile sahada mücadele etmek! Kolay değil. Hele maddi sorunları hayat boyu yaşamamış Coach Dettmann için “bu anlaşılmaz durum” karşısında ne yapacağını şaşırıyordur”

Torku ise mecburi gidenler, gelenler arasında ne yapmaları gerektiğinin şaşkınlığı içinde çıktıkları maçta son dakikaya kadar mücadele ediyorlar. Warrick, Devries, Ogün çifthaneli sayılarla direnmeye çalıştılar.

Ancak Holland, Amstrong, Broekhoff ve özellikle olgun çağının en iyi günlerini yaşayan Bajramovic ve takım halinde çok kazanarak Play-Off’a en iyi sıradan girmek istiyorlar.

Maçın MVP si: Bayramovic 28.35 dakika, 27 sayı, 7/9 ikilik, 4/7 üçlük, ½ faul 10 ribaund, 2 asist.

Son iki maç:

Anadolu Efes   -   Beşiktaş İ.F.
Torku   -   Türk Telekom
Beşiktaş İ.F.    -   Fenerbahçe Ülker
Royal   -   Torku

Pınar Karşıyaka    108-84     İstanbul Bşb.

31-16   27-23   27-22   23-23

Avrupa macerası bittikten sonra Pınar Karşıyaka eski kimliğine kavuşmaya başladı. Hatta daha da ileri giderek, yenilmezlik zırhı giymiş gibi! Bundan sonra tüm takımlar için inanılmaz sert ve mücadeleci bir takım haline dönüşen Kaf-Kaf tüm rakiplerine duyuru: “Bu takımdan korkun” Hele Play-Off’ta kimse eşleşmek istemeyecektir.

Uzun zamandır kimlik değiştiren ve her maça kazanmaya çıkan İstanbul BŞB. nin kazanma azmini daha ilk çeyrekte 31-16 ile bitiren Karşıyaka maçı hemen kazanç hanesine çevirdi. Makine düzeniyle oynayan Karşıyaka biran evvel lig bitsinde “Play-Off’larda buluşalım” diyor.

Pınar Karşıyaka’da Dıxon ve özellikle Diebler’in muhteşem oyunu 5/5 üçlüğü ile rakibinin kabusu oldu.

Çok atmayı seven ama savunma konusunda iyi olmayan İstanbul BŞB. için bu sene bitmek üzere! Hala ümit var mı? Niye olmasın!

Maçın MVP si: Dixon 20.31 dakika 30 sayı, 3/7 ikilik, 8/9 üçlük, 3 ribaund, 1 asist, 2 top çalma


Son iki maç:

Rönesans TTED – Pınar Karşıyaka
İstanbul BŞB.   -   Galatasaray L.H.
Pınar KSK.   -   Murat Bey Uşak
İstanbul BŞB.   -   Darüşşafaka Doğuş

Tofaş     71-92    Rönesans Ted Ankara Koleji

18-31   16-12   18-16      19-33

Bu nasıl iştir bir türlü anlayamadım! Hayat mamat maçı oynanırken daha ilk çeyrekte potanda 31 sayı görürsen fazla yapacak bir şey kalmadı! Bu sene TOFAŞ’ı anlamakta çok ama çok zorluk çekiyorum! Bu nasıl iştir? Bir zamanların EFSANE takımı TOFAŞ bu hale nasıl gelir? Sadece Bursa’nın değil Türkiye’nin gururu olan TOFAŞ bu sene bir türlü kabustan uyanamadı!

İyileşmenin formülü teknik adam değiştirmekten geçecek sandılar ama olmayınca olmuyor! Ne oyuncular arasında ne de onları yöneten teknik ekip arasında en ufak bir uyum sağlanamadı! Bu gidiş nerede duracak?

Rönesans TED ise dört hafta kala Hasan Özmeriç’i görev başına davet etti! Bu görevi her babayiğit kabul etmezdi, edemezdi! Ama hayatı TED ile başlayan ve her katmanında görev alan “cesur yürek” Hasan Özmeriç alkışın büyüğünü hak ediyor. Hasan hoca kariyerini hiçe sayarak kimsenin elini koyamayacağı taşın altına bedeninin koydu ve “Bir çeyrek bile bana görev verilse gelirim” diyerek inanılmaz bir jest yaptı. Kısa zamanda takımını toparladı ve en önemli rakibi TOFAŞ karşısında hem de deplasmanda “hayat suyunu takımına içirdi”

Sadece ilk çeyrek mi? son çeyrekte yine 33 sayı atan Aminu, Tucker, Cevher ve arkadaşları resmen Bursa’da TOFAŞ sayı bombardımanına tuttu. Bundan sonra ne olacak? Derseniz daha kocaman iki hafta var! Ve iki haftanın altından nice sular geçer!

Maçın MVP si: Lucas   33.57 dakika, 29 sayı, 3/7 ikilik, 5/7 üçlük, 8/11 faul, 2 ribaund, 7 asist.

Son iki maç:

Murat Bey Uşak -  TOFAŞ
RÖNESANS TED – Pınar KSK.
TOFAŞ   -   BANVİT
Galatasaray – RÖNESANS TED

Royal Gaziantep Basketbol   64-68   Banvit

17-17   14-20   18-15   15-16

Kuvvetlerin denk olduğu bir maçtı. Zaten rakamların dili bunu gösteriyor. Her çeyrek başa baş geçerken ikinci çeyrekteki 6 sayılık fark maç içinde erimeyince sonunda BANVİT gerçek zor bir deplasmandan galibiyet ile çıktı.

Aslında iki takımında bu seneyi ne olursa olsun iyi geçirdiğine inanmıyorum. Mutlaka seneye önemli değişiklikler yapacaklardır! Üçe beşe bakmadan, üç kötü yerine iki veya bir çok çok iyi oyuncular ile takımlarını oluşturacaklardır.

ROYAL ilk sene seyri ve yıldızları seyredilesi müthiş bir takım oluştururken sıradan oyuncularla nereye? Daha ayaklarının tozu ile geldikleri ligde “Hem yıldız oyuncu heyecanı hem Final Four heyecanı dilimizde sadece tatlı bir anı olarak kaldı!” Yeni sene neler yapacaklarını gerçekten bekliyorum. Gaziantep şehri içinde basketbol adına halkın salonlara gelmeleri için önemli çalışmalar yapmaları gerekli. Basketbolu çok iyi bilen yöneticiler vardır. Ama idareciler mutlaka takım kurarken müdahil olmaları gerekli.

Özkan Kılıç ile yıllardır programlı ve geleceğe yatırım yapan, “halktan aldığını halka vermekten çekinmeyen” BANVİT kısa sürede Türk Basketbolunun önemli bir abidesi olmuştur. Arada kazanılan maçlar değil, hep kazanan, hep kazanan olmalı. Tribünler artık doluyor. Yeni salon yapımı programa alındı. BANVİT olmazsa olmaz yolda. Avrupa’da her sene bir üste çıkarak sonunda özlenen kupaya kavuşacaktır. BANVİT benim şahsen basketbol idolümdür. Onlarla gurur duyuyorum. Hiçbir takım Bandırma’ya giderken “ödü kopmaz” hiçbir hakem korku içinde maç yönetmez “BANDIRMA basketbol şehridir”

Basketbol şölen kabul edilir. Her geçen gün büyüyen basketbol sevgisi BANVİT’i artık sadece Türkiye’de değil Avrupa yakından tanımaktadır. Bundan iyi tanıtım olabilir mi? Bunuda sonuna kadar hak edilorlar.

Maçın MVP si: C.Davis 35.41 dakika 18 sayı, 4/9 ikilik, 10/16 faul, 7 ribaund, 2 asist, 6 blok.

Türk Telekom   97-92   Nsk Eskişehir

24-27   27-22   18-23   28-20

Bu sen hiç kimse çekmedi! NSK Eskişehir’den çektiği kadar! Son çeyrek vites arttırmasa maçı alıp gidecek olan NSK Eskişehir’di tabii birde sakatlıkları nedeniyle bazı maçlarda oynamayan Mc Cauley. Türk Telekom ne zaman maç kaybetti ise o kadroda mutlaka Mc Cauley yoktu!

Ancak bu maçta Johnson’un, Carter’ın da hakkı yenmemeli. Bu üçlü evlerinde oynadıkları maçı alabilmek için müthiş direnç gösterdiler.

NSK Eskişehir bildiğiniz gibi “her şey kazanmak ve ligde kalmak üzerine programlanmış durumda”  enerjilerinin tamamını kazanmak üzerine kullanıyorlar. 92 sayı atarak yeniliyorlar. NSK Eskişehir ligin sonunda nerede olur bilemem ama bence bu ligin en renkli ve seyredilesi en güzel maçları oynayan takımlardan biridir.

Maçın MVP si: MC Cauley 22.33 dakika, 24 sayı, 4/6 ikilik, ¾ üçlük, 7/7 faul 6 ribaund, 4 asist.

Haftanın Takımı:  Anadolu Efes   -   Rönesans Ted Ankara Koleji

Coachu:  Ivkovic (Anadolu Efes)    -   Hasan Özmeriç ( Rönesans Ted Ankara Koleji)

Oyuncu:  Kalin Lucas ( Rönesans Ted Ankara Koleji) , Diebler (Pınar Karşıyaka)

6. Oyuncu:   Kristic (Anadolu Efes)

Savunmacı:   Doğuş (Anadolu Efes)

Genç Oyuncu:   Cedi Osman (Anadolu Efes)

Beş:   Dıxon (Pınar Karşıyaka), Seıbutis (Darüşşafaka Doğuş), C. Davıs (Banvit), Mc Cauley (Türk Telekom), Lasme (Anadolu Efes)

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05May

29.HAFTAYA BAKIŞ!

28Nis

28.HAFTAYA BAKIŞ!

21Nis

27.HAFTAYA BAKIŞ!

17Nis
08Nis

25.HAFTAYA BAKIŞ!