27.HAFTAYA BAKIŞ!


Basketbolda altın senemizi yaşıyoruz. Alınan 5 + 1 kuralı ile bambaşka bir sezonu idrak ediyoruz. Puan cetvelinin sıralaması değil! O gün o an oyuncularının ‘yüreği nereye kadar götürüyorsa’ o takım o gün sahadan başı dik çıkıyor.

Düşünün normal sezonun bitmesine dört hafta kala iki takımın teknik patronu değişti! Böyle bir sezon yaşadık mı? 12 tane coach değişti. 8 yabancı 8 yerli teknik adam takımlarının başında! Gelecek sene için şimdiden değişik planlar yapan takımları ve yönetimleri ile fikir teatisi yaptığımız oluyor. Doğru planla geleceğe yatırım yapanlar daima kazanır.

Size bir örnek vereyim. Aylardır puan cetvelinin sonunda bulunan NSK Eskişehir’in sezon sununda nerede olur bilemem! Ama hangi takımın düşeceğini kesin söyleyebilir misiniz? NSK Eskişehir üçüncü coachları  Brad Greenberg ile en baba takımlara kafa tutup bir çoğunu yenerken Beşiktaş maçında tribünler tam dolmadı. Aynı saatte futbol maçının olması, açık öğretim imtihanlarının yapılması nedeniyle salon tribünlerinde az biraz boşluk vardı. Ama basketbolu tanıyan seven ve her geçen gün takımlarını benimseyen Eskişehirli aileler salona gelmişti ve çok seviyeli destek vardı.

Nefesleri tutulduğu haftalar yaşıyoruz. Her maç bir final havasında. Beklentilerimiz o kadar yükseldi ki, skorlar NBA düzeyini yakalamak üzere. Türkiye basketbol adına harika günleri bir bir tüketirken, aman “Nazar değmesin” diyorum.

Orta öğretimdeki çocuk, Üniversitedeki gençler, evdeki gün yapan kadınlar, taksi şoförü, Pazar yerlerindeki sebzeciler, sokaktaki adam, AVM’de halk basketbol yaşamayı alıştı. Berberler, kahveler ortak Digitürk olan her yerde artık basketbol maçları izleyenlerin ısrarı ile açılıyor. Bu konu yurt dışında da böyle. Digitürk programları maç önleri ve sonları ile basketbol adına olabilecek her türlü yayını yaparak basketbolun “anasının ak sütü kadar ak ettiği basketbolu kucaklıyor ve hak ettiği ilgiyi göstererek değerini bulmasını sağlıyor.

Avrupa bizi konuşuyor. İki takım ile son 8’e kaldık. Fenerbahçe Ülker buldozer gibi eze eze  Madrid yoluna kendini adamış durumda. En büyük dileğim ilk maç sonunda Tel-Aviv’den Madrid’e yatay geçiş yapalım. Anadolu Efes ise iki maçta Madrid’e evini dar etti. İnanın 0-2 ile İstanbul’a dönmesi mucize sayılmazdı! Neyse kaldığımız yerden 2-2 olursa hiç şaşırmam. Anadolu Efes sezon başında bir veya iki pozisyona nokta atış yapabilselerdi bugün göğsümüzü gere gere Madrid’deydik! Ama hala umudumuz var. Aman İpekçiyi bu iki maçta doldurmayı unutmayalım.

Bu arada Trabzon’a büyük alkış. Hem Avrupa’da şampiyonluk kovalarken, TBL’de hatırı sayılır maçlar kazanıyorlar. Kısaca basketbol bu ülkenin sporu ve gururudur.

GALATASARAY LİV HOSPİTAL   70-75   PINAR KARŞIYAKA
15-17   16-17   24-20   15-21

Hani bu yıl maç yorumu yaparken şu maç çok çetin! Bu maç nefesleri kesti! O maç çok heyecanlı geçti, diye bol bol anlatıyoruz ya!  Bu sene  kolay geçen, farklı geçen ve “ezici üstünlük  ile geçen” kaç maç var? Bu nedenle seyrettiğimiz  maçlar sadece yeterli olmuyor. Maçı yaşayan dostlar ile de, sohbet ederek bilgiler alıyor ve kısa kısa sizlere yazarken değiniyorum.

Avrupa maçları sırası ile biten iki takımımız artık tüm güçlerini lige veriyorlar! Maddi sorunları bir türlü bitmek bilmeyen Galatasaray’da en zor iş Ergin Ataman’ın. Avrupa seferinden yorgun ve yaralı dönen oyuncularını hem taktik hem de motivasyon olarak hazırlaması oldukça zor. Bu nedenle bir biri ardına gelen maçlar çok zorlu geçiyor. Ergin Hocanın söylediği gibi “Pınar 
Karşıyaka bileğinin hakkı ile maçı kazandı.”

Pınar Karşıyaka pivotu yok! Olsa! Alabilir mi? Kimi alır? Sponsor destek verir mi? diye kafa yorarken  sezon bitmek üzere ve Pivotsuz Pınar Karşıyaka normal sezonda ligi 4. Tamamlamak üzere.

Müthiş gidip gelen maçta Erseg eski günlerine dönüş sinyali verdi, Kerem takımın en çok emek veren oyuncularından biri. Play-Off’lardaki sıralaması belki de, gelecek seneye ışık tutacak! Bir şartla maddi sorunlar nasıl çözülecek? Esas olan bu! Maddi sorunlar çözülmeden basketbolda “iddianın” nereye kadar geçerli olduğunu artık hepimiz kestirebiliyoruz!

Pınar Karşıyaka Ufuk Sarıca ile çok iyi bir çizgi yakaladı. Ancak Ufuk Hocanın söylediği gibi “Bu yıl böyle geçti. Ama ya gelecek yıl ve yıllar” sadece başarı ve şampiyonluk istemek ile olmaz. Karşıyaka’da 1000 kişilik destek projesi harika görünüyor! Hadi bakalım Kaf-Kaf ile yaşayanlar ve gönül verenler “o basketbol taşının altına kimler elini koyacak?”

Cim-Bom adına kaçan 10 faul ve 18 top kaybı maçın kaderiydi. Demek ki, çok alınan hele 40 gibi önemli rakamlara ulaşan ribaundlar bile kazanmaya yetmiyor.

Erkan iyice takımına alışıp faydalı olurken, Stawberry, Gabriel, ve özellikle Diebler çok başarılı oluyor. Dixon ise maça damga vuran en önemli yıldızdı.

Maçin MVP’si: Dıxon 37.31 dakika, 1/4 ikilik, 6/10 üçlük, 2/3 faul, 7 ribaund, 5 asist, 2 top çalma.

NSK ESKİŞEHİR   82-81   BEŞİKTAŞ İNTEGRAL FOREX
19-27     21-23     18-15     17-10

Bu maç hakkında yorum yazmak için mutlaka maçı izlemek gerekli. NSK Eskişehir “doğru sporda kazanmaktan geçer felsefesi” çerçevesinde üçüncü teknik adamı ile boy gösterdiği ligde birden fırtınalar yaratmaya başladı.  “Umut kaybedilmediği sürece ayakta kalma şansın vardır” sözü ile lige öyle bir sarıldı ki! NSK maçlarını izlerken sağ üst köşeye korku logosunu koymak durumunda kalacağız!

Belediye bu seneden arsa verdi. Projeler yapılmaya başlandı. Maç oynanacak salon hazır. Şimdi antrenman salonları alt ve üst yapının barınması için lojmanlar. Sosyal tesisler yolda. Kısaca Eskişehir’e basketbol çok yakışıyor ve bu uzun nefesli bir organizasyon olacak.

 

Maça gelince Beşiktaş İ.F. öyle başladı ki, ilk yarı bittiğinde NSK potasında 50 sayı vardı ve bunun altından kalkmak çok zordu. Beşiktaş harika oynadığı ilk yarıya adını yazdırdı. İkinci yarı ise öyle frene bastı ki, lastik sesleri buralardan duyuldu.

Beşiktaş’ta da yaşanan ufak tefek maddi sıkıntılar var. Dileriz kısa sürede halledilir. Harris ele avuca sığmaz bir oyuncu. Teknik adam için inanılmaz zor bir adam! Ama işte böyle oyuncuyu oynatmak başarı. Randle takım için oynarken kendine de pay çıkarabiliyor. Bu da yine Coach Brad sayesinde. Kartal yeniden doğdu. Savuma da yıldızlaştı. Lofton’u sahadan sildi. Walsh iyi gününde olsaydı NSK uzatmaya bile gitmezdi.

Reynolds, Engin, Johnson ve Broekhoff  ile direndi hatta kazanmanın ucuna geldi ama bu kadar o kadar kolay değil di! Sahi şimdi sıra bende “kim küme düşecek?”

Maçin MVP’si: Haislip 31.41 dakika, 30 sayı, 12/14 ikilik, 0/2 üçlük, 6/6 faul, 12 ribaund, 1 asist, 2 blok.

İSTANBUL BŞB.   85-78   TOFAŞ
21-22     25-13     21-22      18-21

Puan cetvelinin üstü bir başka zorluklar içinde boğuşurken, aşağıdakiler ise tam bir yangın yeri! Alev alev yangın yerine dönen aşağıdaki takımlardan hangisinin küme düşeceğini kestirmek mümkün değil. İyi seçilmiş yabancı oyuncular, süre verildiğinde zamanını en iyi şekilde değerlendiren yerli oyuncular ile “iyi takım, kazanan takım” olma becerisini gösterenler ayakta kalacak!

TOFAŞ’ta üç kere değişen teknik patrondan sonra olmadı, olmuyor. Allah yardımcıları olsun. Bunca yatırım, tesisler ve basketbol adına bir efsane olan TOFAŞ nasıl kurtulacak? Bekleyip göreceğiz. Son zamanlarda Elanu, Barış, Wood gibi oyuncular ile oynamaya çalışıyorlar ama yeterli değil!

İstanbul BŞB. de tesisleri ve alt yapı çalışmalarına büyük hız verdi,. Asansör değil kalıcı takım olmaya kararlılar. Maçta   yine 12/26 üçlük atarak oyunu lehlerine çevirmeyi başardılar. Jenkins, Vujacic,Markota, kısaca 8 oyuncu ile başladıkları “ligde kalma operasyonunu nerede ise bitirmek üzereler.”

Maçın MVP’si: Wrıght 34.54 dakika   14 sayı, 4/8 ikilik, 1/2 ikilik, 3/4  faul, 4 ribaund, 6 asist 1 top çalma, 2 blok.

RÖNESANS TED ANKARA KOLEJİ   78-89   TRABZON MEDİCAL PARK
19-29     23-16     19-26     17-18

Sezonun bitmesine 4 hafta kala teknik adam değişikliği yapan Rönesans TED Anraka Koleji için zor ve bilinmezi fazla günler yaşanıyor. Lucas, Cevned ve Tucker kazanmak için bir hayli emek verdiler ama yeterli olmadı. Hem de, evinde bu maça kazanmak mecburiyeti bile yeterli olmadı. Bu nedenle yenilgi ile geçen her gün yeni bir kabus yaşıyorlar.

Trabzon Medical Park “Başkente gelmiş iken galibiyet ile dönelim” dediler ve bunu başardılar. Aslında iyi seçilmiş ve takım olmayı başarmış oyuncuların varlığı Teknik patronların işini kolaylaştırıyor. 27 asist bir maç içinde çok önemli ve Trabzonlu oyuncular bunu başardı. Velickovic, Marshall, Hardy ve takımda olan her oyuncu  tüm gücü ile maçlara asılıyorlar.

Trabzon Medical Park yönetimi basketbolu her geçen gün daha iyi hatmediyorlar. Hiçbir tesir altında kalmadan yanlış yönlendirilmezler ise sponsorluk konusu halledilirse şampiyonluğa oynayan takım yaratmaları hayal olmaz.

Maçın MVP’si. Stipanovic 30.08 dakika, 23 sayı, 9/11 ikilik, 5/7 faul, 6 ribaund, 7 asist, 1 top çalma.

MURATBEY UŞAK SPORTİF   76-70    ROYAL HALI GAZİANTEP
17-14     22-22     15-17     22-17

Bana göre çiçeği burnunda UŞAK basketbol şehri olma yönünde çok önemli adımlar atıyorlar. Basketbolu iyi bilmeleri, oyuncu seçerken çok dikkatli olmaları, parayı sokağa atmayan, gelsin-gitsin paralar havaya! Sistemine prim vermeyen yönetim yine mucizevi bir oyuncuya Uşak forması giydirmeyi başardılar. Daha yaşadığı uyku sendromunu atlatmadan oynadığı ikinci maçta ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu ispat etti. Basketbol için yaratılmış bir oyuncunun ülkemize gelmesi ve Türk Takımı forması giymesi harika bir olay.

David Young ikinci maçta 20 sayı ile hayati bir galibiyete arkadaşları ile birlikte imza attı. Warren yine takımının en önemli oyuncusuydu. Buckner takımın en önemli kozu olurken, Zupan ve Orhan çok kötü oynadıkları bir günü artlarında bıraktılar. ROYAL gibi bu sezonun en flaş takımlarından birini yenerek kümede kalmayı garanti altına aldılar. ROYAL bu sene önemli galibiyetlere imza attılar ancak günlük değil, devamlı başarının iyi kadro oluşturmaktan geçtiğini artık bilmeleri gerekli.

ROYAL yönetimi artık biliyor. Günlük galibiyet, bir senelik Final-Four’un ardından ligde sıradan bir takım olmak yeterli değil! Aralarda alınan sürpriz galibiyetler kimi mutlu eder?

Maçın MVP’si: Young 34.47 dakika, 20 sayı, 4/9 ikilik, 1/1 üçlük, 9/14 faul, 5 ribaund, 2 asist, 2 top çalma.

BANVİT   86-75    TÜRK TELEKOM
22-17     22-22     19-20    23-16

İki takım içinde son derece önem arz eden bir maçtı! Türk Telekom’u dikkatle izledim. Kadro olarak çok önemli oyunculara sahip. Her pozisyonda çok kaliteli oyuncuları olduğu gibi Türk oyuncuları ile de çok şanslılar. Eğer Ercüment Sunter bu oyuncular ile sezon başında başlamış olsalardı, işleri çok kolay olurdu. Türk Telekom ‘un bu kadroyu kurması gerçekten büyük şans ama bir türlü onlardan beklediğim basketbolu sahada göremiyorum. Bu kadro birkaç değişiklikle şampiyonluğa oynar.

BANVİT ise yıllardır aynı kadro araya sıkıştırılmış oyuncular ile takviye ediliyor. Seneye nasıl bir kadro kurarlar bilmiyorum. Ancak bu seneyi olabildiğince hasarsız kapatabilmek için Selçuk Ernak’la bütünleşmek durumundalar. Bunu başardıkları an galibiyetler gelecektir.

Maçın dört çeyreği de, büyük çekişme halinde geçti. Tüm istatistikler birbirine yakın ancak maça yüreğine koyanların çokluğu BANVİT’teydi. Türk Telekom 18/34 ikilik top kullanırken, BANVİT 30/46 şans kullandı. Telekom’un dışarıdan şut atma ısrarı başlarına dert oluyor!

Maçın MVP’si: Dragicevic 23.30 dakika, 15 sayı, 7/10 ikilik, ½ üçlük, 9 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 1 blok.

Haftanın Takımı : Pınar Karşıyaka
Coachu : Ufuk Sarıca (Pınar Karşıyaka)
Oyuncu : Dixon (Pınar Karşıyaka)
6.Oyuncu : Veremeenko (Banvit)
Savunmacı : Kartal (NSK Eskişehir)
Genç Oyuncu :  Egemen (Pınar Karşıyaka)
Beş : Wrıght(İstanbul BŞB), Young (Muratbey Uşak Sportif), Hardy (Trabzon Medical Park), C.Davis (Banvit) Haislip (NSK Eskişehir)

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05May

29.HAFTAYA BAKIŞ!

28Nis

28.HAFTAYA BAKIŞ!

21Nis

27.HAFTAYA BAKIŞ!

17Nis
08Nis

25.HAFTAYA BAKIŞ!