21.HAFTAYA BAKIŞ!


Öyle bir sezon yaşıyoruz ki 5 artı 1 kuralı ile birçok şey artık “ESKİSİ GİBİ OLMAYACAĞINI GÖSTERDİ”. Bu kuralla birlikte, takımın ağırlığını kaldıramayan teknik adamlar koltuklarını kaybetti. Birçok oyuncu uyum sağlayamadığı takım arkadaşlarından ayrıştı.


Tabiri caiz ise “Pabuç, çok ama çok pahalı” olmaya başladı. Bu mücadelenin içinde olma savaşı veren başarılı Türk oyuncuları hemen “su yüzüne” çıkmaya başladı. Demek ki, rekabetten kalite çıkıyordu. Sadece Türk oyuncular değil, yabancı oyuncular da ön plana çıkıp aslan payını alabilmek için mevcut çizgileri üstüne çıkma gayreti içine girdi. 

Bu nedenledir ki puan cetvelinin altı üstü yok. Her maç final tadında! Kural ve imkansızlıklar nedeniyle yayına alamadığımız bir sürü karşılaşma, oyun ve skor olarak zirve yarışını aratmadı.

Bu haftanın en büyük özelliği, ROYAL Halı Gaziantep takımının Trabzonspor Medical Park maçı süresince elde ettiği (16/25) % 64 ‘lük üçlük yüzdesi. Ligin ikinci rekoru…

Bu sezon içinde oynanan maçların istatistiklerini inceleyince rekoru buluyoruz.

Ligin 6. Haftasında Türk Telekom’un TOFAŞ’ı  94-75 yendiği maçta, Ankara ekibi 20/36 üçlük isabeti ile % 55.5’lik yüzde sağlamış. Yalnız bu maçta Türk Telekom’dan Carter 11/14 üçlük isabeti ile şu ana kadarki üçlük isabet rekorunu elinde bulunduruyor.

Bir de bunun tam tersi bir durum var; Anadolu Efes 65-63 ROYAL Halı Gaziantep takımını yendiği maçta takım halinde maç süresince 0/9’luk üçlükle sezonun en kötü yüzdesini elde etti.

GALATASARAY LİV HOSPİTAL 92-88 FENERBAHÇE ÜLKER

16-14, 25-25,  27-24 ve 24-25

Basketbolda 50. senem bitti, ben böyle bir gece yaşamadım. Sanıyorum birçok insan ve basketbola gönül verenler de benimle aynı duyguları paylaşıyorlar. Murat Murathanoğlu ile birlikte yüzlerce maç anlattık, böyle atmosfer, böyle şartların “namüsait” olduğu bir ortam daha görmedik. Gönderilenler, kalanların sakatlıkları, paralarını alamadığı için gidenler ya da her neyse! Bu ligin ve böyle bir maçın üstesinden gelmek için ancak ve ancak 6 kişi ile sahada var olmak! Hadi canım sen de! Bu o kadar kolay mı?

Yetmezmiş gibi, teknik patron Ergin Ataman da cezalı ve tribünde. Coach olarak Yağızer Uluğ ne zaman görev alsa, ya da mecburi cepheye sürülse, hep bu yüklendiği misyonu layığı ile yaptığının birinci derecede şahidiyim.

Bu uzun gecenin derinliğini ve yaşanan zaferi Türk Basketbol Tarihine hediye eden 6 cengaveri kutluyorum. Sadece basketbol tarihimize ve Galatasaray tarihine değil, ailelerine, torunlarına miras kalacak muhteşem bir “zafer” hediye ettiler.

Maçtan önce erkenden Abdi İpekçi Salonuna geldim. Birçok Galatasaray taraftarı ile sohbet etme imkanı buldum. Tartışmasız hepsi “Son zamanların en iyi takımı Fenerbahçe Ülker karşısında acaba kaç sayı yeriz?” diye düşüncelerini paylaştılar.

Ben maç başladığında “Fenerbahçe Ülker maça baskılı başlar, hızlı oynar” diye düşünmüştüm. Benim Obrodovic’i sorgulamam ne derece doğru bilemem ama şahsen böyle eksiklerle sahaya çıkan Galatasaray Liv Hospital takımı karşısında, bir an evvel neticeye gitmek için baskı yaparak, tek bacakla oynayan Sinan’ı bitirmek için önüne, arkasına am sahada bir saniye yalnız bırakmayacak bir gardiyan koyacağını düşündüğüm Obrodovic için, inanın yaşamımda ilk kez böylesine hayal kırıklığı yaşadım!

Maç boyunca Fenerbahçe bir kere ikili sıkıştırma yaptı, ardından iki kere tekli baskı oldu ve her seferinde topu kapıp kolay basket kazandılar; ancak ne hikmetse baskı yapmadıkları, Erceg ve Sinan ikilisinden 40 dakikada 51 sayı yediler.

Türkiye Ligi’nde puan cetvelinin neresinden bir takım seçseniz ve Galatasaray’ın karşısına çıksa 40 dakika pres yapar. Ergin Ataman aynı durumda bir takımı yakalasa ilk yirmi dakikada maça noktayı koyar. Micov ve Carter ikilisi ilk yarı sıfır çekerken ikinci yarı devreye girip inanılmaz bir galibiyete imza attılar. Carter, yıllardır beklediği mücadeleci oyuncusunu yakalamış gibi. 37 yaşında basketbolunun baharını yaşarcasına mücadele eden Kerem için “aynı ile vaki” demekten başka ne diyebiliriz ki? Kendini yerden yere attı. Erceg için tam bir “kariyer maçıydı”, gereken ne varsa baş rolünde hep Erceg vardı. Young, giren çıkan uzunlarla öyle boğuştu ki, bir saniye geri adım atmadı. Sinan top getirdi, asist, yaptı, ribaund aldı, savunma yaptı ve kariyerinin en değerli sayılarını attı. Sinan övgülerin en özel ve güzeline layık. Bir de maç sonrası onu soyunma odasından geri çağıran seyircisine, işaret ile küfürlü değil, sadece geleneksel tezahüratı yaptırdı. Bir de bunun için müthiş alkış sana Sevgili Sinan.

Fenerbahçe cephesinde Obrodovic maç sonrasında çok ağır konuşmuş. Bunun nedenleri kendisinde, gelecek günlerde nasıl tedbirler alacağını göreceğiz.

Fenerbahçe cephesinde Vesely’yi koşturacak bir ortam yaratılmadı. Hızlı ve presli oynamayınca Fenerbahçe Ülker çok sıradanlaşıyor. Bunu kim sağlayacak?

Maçın MVP’si: Sinan Güler, 40 dakikada 5/9 ikilik, 4/8 üçlük, 3/3 faul 4 ribaund, 3 asist, 1 top çalma.

PINAR KARŞIYAKA 79-81 BEŞİKTAŞ İNTEGRAL FOREX
 

25-14,  18-33,   15-24   ve 21-10
 

27-27 ribaund, 17-17 asist, 13-4 top çalma, 13-20 top kaybı
 

Pınar Karşıyaka 16-22 faul yüzdesi
 

Basketbolumuzun dev takımlarından Beşiktaş İntegral Forex’in 7 maç üst üste aldığı mağlubiyetler gerçekten hem takımın, hem de taraftarın moralini bozmuştu. Çalıştırdığı milli takımlarda başarılı olan Dettmann’ın neler yapacağını gerçekten merak ediyorum. Çok medyatik, çok şov yapan bir Coach değil; ancak çok çalışkan olduğunu, iyi idman yaptırdığını ve oyuncular ile sıkı bir diyaloga girdiğini, bizzat Yiğiter Uluğ tarafından öğrendim. Kendisine bol şanslar dilerim.

Bu lig köprüsünün altından çok daha sular geçecektir. Puan cetvelinde hiçbir takımın bulunduğu sıralamada kesin olarak tutunduğuna inanmıyorum! Bakalım zaman ne gösterecek… Ligimizin kaderini hep birlikte izleyeceğiz.

Beşiktaş, şansına en zor deplasmanlardan birindeydi. İzmir ve Pınar Karşıyaka! Ancak Beşiktaş çok kararlıydı. Öyle ki, 3 çeyreğin sonunda 71-58 lik bir üstünlük elde edebilmek her takımın harcı değil!

Geçmiş haftaların suskun oyuncuları Holland ve Johnson ikilisinin 32 sayısı takımına büyük avantaj sağladı. Sezon başından beri en yüksek üçlük sayısını elde ettiler. (15/22) Bu maç gerçek bir mucize ise bunu Dettmann ve oyuncuları takım arkadaşları Lofton’suz gerçekleştirdi.

Pınar Karşıyaka, sezon başından beri yabancılarından elde ettiği performansa yakınını alırken, Türk oyuncular ancak 14 sayı atabildi. Bence Avrupa’da oynamak bazı takımların kafasını karıştırıyor. Hafta içi inanılmaz zor bir maç Kaf-Kaf’ı bekliyor. Kafalar birazda orada…

Maçın MVP’si: Reynolds, 31.53 dakika, 18 sayı, 4/6 ikilik, 3/3 üçlük, 1/2 faul, 2 ribaund, 7 asist.

İSTANBUL BŞB. 64-106 ANADOLU EFES
 

19-25,   15-23,   14-29   ve 16-29
 

“Son zamanların en formda takımlarından BŞB. evinde konuk ettiği Anadolu Efes’e sürpriz yapabilir mi?” diye düşünenler büyük şaşkınlık yaşadılar. Zaman zaman hayal kırıklığı yaşatan Anadolu Efes, bu kez öyle kararlı olarak sahada yer aldı ki, tabiri caiz ise BŞB. nin başarılı ne kadar oyuncusu varsa onlara nefes alma şansı bile vermediler.

Aslında BŞB.’nin umduğunu bulamadığı bir maç olarak da bakabiliriz… Ivkovic’in öğrencileri zaten her maçta böyle oynamalı. Öyle maçlar kaybettiler ki, ülkece basketbola gönül verenlerin yüreği pır, pır ediyor. İnsan, “Acaba son sekizi kaçıracak mı? Can ve yaşam bulduğumuz Efes” diye düşünmeden edemiyor. Zor maçları bir, bir geçerken, kolay maçları kaybetmesi sevenlerini kahretti.

Bu kez, “Acaba yeni bir sürpriz yaşanır mı?” Diye düşünürken, öyle bir başlangıç yaptı ki, Efes ortalığı sildi süpürdü. Her çeyreği, 20’li sayıların üzerinde atıp önde götüren oyuncular en başta teknik patronları Ivkovic’i bile şaşkına çevirdiler.

Furkan’ın sakatlığı biraz daha ciddi gibi gözükse de, Deniz de sakatlanıp moralleri bozdu. Dileğimiz iki oyuncunun da bir an evvel iyileşip parkelere dönmesi. Doğuş, Janning, Heurtel, birer adım öne çıktılar.

İstanbul BŞB. oyuncuları ise şaşkınlık içinde Efes’i seyrederken önemli bir ders almış oldular.

Maçın MVP’si: Saric, 29, 09 dakika 16 sayı, 6/9 ikilik, 4/5 faul, 10 ribaund, 3 asist, 2 top çalma.

DARÜŞŞAFAKA DOĞUŞ 69-67 BANVİT
 

20-15,  14-15,  18-16  ve 17-21
 

Banvit’teki yeni teknik adam değişikliğinden sonra hissedilen fark tek kelime ile, “Savunma.” Selçuk Ernak göreve başladığı ilk gün oyuncularına “savunmanın temel ilkelerini” tekrar tekrar belletmeye çalıştı. Nerede ise tüm mesaisini savunmaya ayırdı. Oyuncuların basketbola ilk başladığı günden bu yana öğrendikleri savunmayı çok iyi hatta daha da iyi yapma mecburiyeti getirdi. Çünkü “Her gün şutun girmeyebilir, ama yapacağın savunma sayesinde maçı eşit noktalarda tutabilirsin!” felsefesi ile takımını sahaya sürdü.

Selçuk Ernak iş başı yaptığından beri planları birkaç eksikle tutmaya başladı. 80’li 90’lı sayılara ulaşmaya alışmış rakiplerini 60’lı sayılara mahkum etmeye başladı. Rakibi küçük sayılarda tutarken oyuncuları rakip potaya sayı ile ulaşamayınca skor 60’lı olsa da maç kazanması zor oluyor.

Daçka’da Brown rotasyona takılıp dışarıda kalırken Green oyunda 11.43 dakika oynadı ama sayı bulamadı. 0/2 şut 1 asistle oynadı. Farmar 15, Lucas da 11 sayı atarak galibiyete büyük katkıda bulundu. Seibutis ve Shurna nedense çok durgun bir dönem geçiriyorlar. Her halde bu durum sezon içi geçici sendromdur.

Banvit her halde takım olarak “ROMA’yı” yaşatırken ligde iyi oynamaları biraz lüks olur. Ne olursa olsun takımlar iki cephede savaşmayı artık eksiksiz olarak yerine getirmeli. Rowland, Davis, Simmons takımı sırtlarken, iki uzun ve Maxim nedense çok formsuz.

Maçın MVP’si: Ersin Dağlı, 27.21 17 sayı 6/8 ikilik, 5/6 faul, 8 rbiaund.

TRABZONSPOR MEDICAL PARK 74-88 ROYAL HALI GAZİANTEP
 

12-30,   15-22,   25-23     ve  22-13
 

Ligimizin flaş takımlarından biri olan ve yeni teknik patronları Markovic ile birlikte büyük sükse yapan Trabzon nedense birden frene bastı. Hem de öyle bir fren ki! Rakibi ROYAL, Trabzon’da inanılmaz bir skora imza attı.

Ben, Avrupa maçının inanılmaz gerginliğinin yanında bu maçı “hayırlı yenilgiler” statüsüne koyuyorum. Çünkü son zamanların çok formda takımı Trabzon önüne gelen takımı iyi basketbolu ile yenerken büyük sükse yaptı. Ne olursa olsun ne kadar iyi basketbolcu olursa olsun, zaman zaman yöneticilerin ulaşamadığı olumlu ya da olumsuz psikolojik sorunları çözmek zordur. Bu nedenle bazen “hayırlı yenilgiler” vardır. Özellikle rahmetli AYDAN SİYAVUŞ gibi teknik adamlar,  böyle yenilgileri iyi kullanırdı. Şimdi o yenilginin verdiği hırsla Avrupa’da daha iyi oynayacaklarına eminim. Bu maçın en enteresan durumu buydu. Tabii ROYAL’ın kararlı ve birinci çeyrekten itibaren işi sıkı tutmaları beklemedikleri bir yenilgiyi getirdi.

Trabzon’da herkes vasat oynarken söylediğim gibi kafalar Avotor maçındaydı. Bu arada geçen sene Uşakta oynayan I. Holman, Çin’de 750 bin dolara oynarken üç aylığına Lübnan’a geçmiş ve 250 bin dolar almış. ROYAL almak istemiş ama aynı parayı vermediği için, olmamış, bunun yerine 50 bin dolara Partizan’dan 2.10 luk Gagic’i almışlar.

Maçın MVP’si: Higgins, 26.46 dakika, 21 sayı, 2/6 ikilik, 4/6 üçlük, 5/6 faul, 3 ribaund, 2 asist, 3 top çalma.

TOFAŞ 67-72 TÜRK TELEKOM
 

24-17,   11-22,   16-22   VE 16-21
 

Son zamanlarda ligimizin kabadayısı gibi önüne geleni yenen TOFAŞ’a, hem de evinde Türk Telekom “dur” dedi.  İlk çeyrek dışında hep rakibine mahkum oynayan TOFAŞ, üç çeyrek 22, 22 ve 21 sayı yiyerek evinde yenilmekten kurtulamadı. Böyle savunma ile maç kazanılmaz. TOFAŞ’ın kısa oyuncuları teknik patronlarını iyi dinlemiyor. Hiçbir Coach, Elonu ve Qvale gibi uzun ve becerili iki pivotu varken “rakibinizi dışarıdan üçlük bombardımanına tutun” demez. Bu nasıl iştir? 3/23 % 13 yüzde ile evinde rakibinin potasına üçlük postalıyorsun tabii ki, yenilmekten kurtulamazsın! Bence maçın “şifresi” bu. Elonu, Qvale ve özellikle de Samet büyük özveri ile oynarken, Samet’in 9 sayısı ve 12 ribaundu dikkatleri çekiyor.

Türk Telekom’da Carter’ın elinde çatlak var ve bu nedenle oynamıyor. Evren’in de elinden sakatlığı var ama özveri ile oynuyor. Ümit Sonkol ve Rakocevic’in sayıları ile galibiyette önemli katkıları var.

Maçın MVP’si: Evren, 32.51 dakika, 15 sayı, 3/3 ikilik, 3/7 üçlük, 0/2 faul, 6 ribaund, 2 asist, 3 top çalma.

RÖNESANS TED ANKARA KOLEJLİLER 87-90 TORKU KONYA BASKETBOL
 

23-16,   18-19,   24-27    VE  22-18
 

Savunmadan çok hücuma önem veren ve tuttuğundan çok attığından medet uman iki takımın mücadelesinde yine nefesler tutuldu ve harika bir maç oynandı. Yine son saniyesine kadar kimin kazanacağının belli olmadığı maçta, basketbol adına ne varsa son topa kadar vardı. MAÇIN BİTMESİNE 4 SANİYE VAR! Rönesans’ın molası bitmiş! Skor 87-90 ve top Rönesans TED’li oyuncuların elinde, pas Tucker’da ve ligimizin en iyi üçlük atan, geçmişinde sayı krallıkları bulunan Tucker’ da, Torku’lu oyuncular faul yapmıyor. Tucker topu müsait durumda üçlük olarak potaya atıyor ve sayı olmadığı için maçı Torku kazanıyor.

Her hafta deneyimler yaşayan teknik adamlar için önemli sınavlar veriliyor. Çünkü verilecek ani kararlar alınacak bir galibiyete imza atılacağı gibi kayıp halinde puan cetvelinde yer tutma bakımından kıymet kazanıyor. Green, Gatens, Plisnic ve Tucker çift haneli sayılar atarken 11/25 üçlük yeterli olmadı. Bremer, Warrick, Rasic, Guinn iyi oynarken De Vries için şanssız bir gündü isabetli atışlar sağlayamadı.

Maçın MVP’si: Sean Williams, 25.37 dakika, 15 sayı, 5/7 ikilik, 5/5 faul, 7 ribaund, 1 top çalma, 1 blok.

MURATBEY UŞAK SPORTİF 103-90 NSK ESKİŞEHİR BASKET
 

28-21,   27-18,   25-22   ve  23-29
 

Puan cetvelinin sonunu ilgilendiren çok önemli bir maç! Öyle ki, sanki şampiyonluk maçı gibi takımlar günler önce hazırlık yaparken maç günü tribünler tıklım, tıklım dolu.

Maç çok çekişmeli geçerken, ev sahibi Uşak için hep “Carter’den önce ve sonrası” tartışılır; ancak bu gün müthiş bir sınav verdiler. Şaka bir yana ligin başladığı günden bu yana her çeyrekte 20 sayının üzerinde sayı atan ilk ve tek takım olmayı başarıyorlar.

Warren harikalar yaratırken, Orhan, Buckner, Fells, Jelinek elinden geleni yapıp galibiyete imza koydular. 15/33 % 45.4 üçlük yüzdesi ile büyük sükse yaptılar.

NSK Eskişehir’de ben puan cetvelinin sonuna layık değilim dercesine müthiş bir performans sahaya yansıttılar. Randle, Haislip, Harris, Walsh, Homan sayıları ile asla gere kalmayan mücadeleleri ile maça ortak olmaya çalıştılar ancak Uşak bu kez inanılmaz kararlıydı. 103-90 normal süresinde atılan sayılar inanılır gibi değil.

Maçın MVP’si: İbrahim Yıldırım, 36.02 dakika 18 sayı, 3/4 ikilik, 4/11 üçlük, 7 ribaund, 4 asist.


HAFTANIN TAKIMI: GALATASARAY LİV HOSPİTAL
 

COACHU: YAĞIZER ULUĞ (GALATASARAY LİV HOSPİTAL)
 

OYUNCU: SİNAN GÜLER (GALATASARAY LİV HOSPİTAL)
 

6. OYUNCU: KEREM GÖNLÜM (GALATASARAY LİV HOSPİTAL)
 

SAVUNMACI: CARTER (GALATASARAY LİV HOSPİTAL)
 

GENÇ OYUNCU: SAMET (TOFAŞ)
 

BEŞ: REYNOLDS (BEŞİKTAŞ İNTEGRAL FOREX), HİGGİNS (ROYAL HALI GAZİANTEP), ZORAN ERCEG (GALATASARAY LİC HOSPİTAL), SARİC (ANADOLU EFES), SEAN WİLLİAMS (TORKU)  

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05May

29.HAFTAYA BAKIŞ!

28Nis

28.HAFTAYA BAKIŞ!

21Nis

27.HAFTAYA BAKIŞ!

17Nis
08Nis

25.HAFTAYA BAKIŞ!