17.HAFTAYA BAKIŞ!


Yıllar önce içimdeki basket aşkı ile çıktığım yolda öyle zorluklarla karşılaştım ki! Türkiye’nin ve Avrupa’nın hatta evrenin ilk ve tek basketbol gazetesi “FANATİK BASKET GAZETESİ” çıkardığımda öyle yalnız kaldım ki! Bir çok dost “boşa çekilen kürek” diyerek gerekli morali verdiler! Türkiye’nin bir çok yerinde yok satan gazetem, bazı müthiş güçler sayesinde 17 senenin üzerinde yaşadıktan sonra kapatılma operasyonu yerine getirdiler!!!

Hayatımda basketbol adına birçok ilke imza atarken “EĞER BUGÜN OLSAYDI” sanki basketbol gazetem-gazetemiz yok satardı. O meşhur basketbol düşmanlarına rağmen gazeteyi yaşatabilirdik!

Yeni nesil nerede ise unutacak ama birçok okurumuzun koleksiyon yaptığı basketbol gazetesi şimdi olmalıydı! Bu kadar Avrupa macerasını en iyi şekilde yaşayan basketbol takımlarımızın öykülerini gazete ile sizlere ulaştırmak ve o özel tutkulu kokusunu sindirdiğimiz ve “ gazete sevgisi ile yaşayan” bizim neslin asla vaz geçemediği SAYFALAR DOLUSU BASKETBOL HABERLERİ, ÖZEL RÖPORTAJLARI  VE POSTERLERİ NASIL ÖZLÜYORUM BİLEMEZSİNİZ. Hele hem Avrupa’da hem müthiş geçen ve devam eden Türkiye Basketbol Liginin haberleri, resimleri hatta posterleri bu yaşadığımız basketbol dünyamıza çok yakışırdı.

Sahi yeni nesil basketbolu çok seven gençler duvarlarına hayran oldukları oyuncuların “POSTERLERİNİ” asma şansları olmaması beni çok üzüyor! Ama merak etmesinler çok önemli ve basın dünyasından gelen bazı teklifler var belki yakında büyük bir sürpriz yapabiliriz.

Son zamanlarda özellikle “Şansal Büyüka’nın” ağzından “Basketbolun zirve yürüyüşü” izlenimlerini görmek inanılmaz mutlu ediyor. Basketbolumuz emin ellerde. Hele Lig TV’nin birbirinden değerli spiker ve yorumcuları tarafından sunulan basketbol müthiş zevk veriyor. Her biri önemli değer olan arkadaşlarımızın yayınları inanıyorum ki, hiçbir Avrupa ülkesinde böyle üst düzeyde yapılmıyor. Arkadaşlarımızın ağzına sağlık, belki zaman içinde çok daha yenilikler ve daha güzel programlar olacaktır.

Çok çok önemli bir şey söyleyeceğim. Yıllarca Avrupa-Avrupa diye kompleksli davrandığımız günler çok geride kaldı. Lütfen inceleyin Lig Tv kadar detaylı, yoğun ve kaliteli program yapan başka bir ülke var mı? Bazı şehirlerde bölgesel programlar var ama asla bizim programlar gibi “ULUSAL YAYIN” yok.

Lig TV olarak sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da basketbol adına en önemli ve güzellikte rakipsiz programlarla basketbolu büyütmeye devam edeceğiz. Eskiden sadece spiker olan Murat Murathanoğlu Lig TV de öyle bir misyon yüklendi ki. Her yayının milimetrik her türlü organizasyonu ile ilgilenip, bir araya getirdiği arkadaş grubu ile daima daha iyisini yapacağına inanıyorum. Yeter ki, Kulüp yönetimleri, teknik adamları, oyuncuları ve seyircileri kendilerine düşen görevler konusunda hassas davransınlar.

Basketbol çığ gibi büyüyor ve Türk Basketbolunun adımlarının gürültüsü her yeri sallıyor. Bunun kıymetini bilen ve bilmesi gereken Türkiye gençliğine önemli görev düşüyor. Basketbola sahip çıkmaları ve basketbolun değerine zarar vermeden destek olmaların arzuluyorum. Basketbol salonları savaş alanı olmadan basketbola yakışır gereğinde rakibi alkışlayan bir düzenle basketbola süslemeleri tek dileğim.

Son olarak Anadolu Efes biraz geç kaldı ama Ivkovic ile birden “Efes’imizi geri verdi” yine tribünler doldu. Yine Olympiakos gibi 4-0 gibi skorla gelen dev takımı evire çevire yenmeyi başardı. Ivkovic gönül evimizin baş köşesinin en önemli konuğu oldu. Eline sağlık “KOCA USTA” Anadolu Efes yeni Türkiye’nin en önemli basketbol markalarından biridir. Yepyeni bir nesil Efes ile basketbolu seviyor ve ona sahip çıkıyor. Yönetiminin eline sağlık.

Fenerbahçe Ülker Avrupa’da deplasman canavarı oldu. Evinde elinden kaçırdığı iki rakibine nazire yaparcasına İspanya Liginin puan cetvelinin liderini yendi. Avrupa artık Türk Basketbolunu konuşuyor. Bu konuda en büyük dileğim tüm Avrupa Kupalarında final oynayalım. Düşünün Türk takımlarının seyircileri nasılda yakışırdı “Fınal-Four’lara”

Hadi biraz ligimize bakalım

TÜRK TELEKOM   79-70   BEŞİKTAŞ İNTEGRAL FOREX

Sezon başında sıradan bir takım olan Türk Telekom’u yenmeyeni dövüyorlardı. Ercüment Sunter ile birlikte yeniden doğan Türk Telekom sihirli güçlerle ligin en dişli takımlarından biri oldu. Acaba küme düşer mi? diye düşünenler hatta bir adım daha öteye Türk Telekom’un yeni sahip ve yöneticileri, yatırım yapıyoruz ama bir türlü yüzümüzü güldüren, neticeler elde edemiyoruz diyerek, seneye yatırımı kesebilir hatta spora sponsorluklarımızı kesebiliriz düşünceleri ortalıkta kol geziyor.

Ancak artık Telekom’lu yöneticiler için gurur tablosu oluşmaya başladı. Tüm maçlarda takımlarını yalnız bırakmamaları gerekli.  Bu Türk Telekom’u seyretmek büyük keyif. Hiçbir takım Telekom’u elini kolunu sallayarak yenemez. Geçen hafta Fenerbahçe Ülker maçını ellerinden kaçırdılar desek yanılmamış oluruz. En az Fenerbahçe kadar onlarda maçı hak etmişlerdi. Play-Off’larda onlarla eşleşen takımın çekeceği var. Ercüment Hoca ile 15 senede 14 Play-Off oynayan Telekom gelecek sene Avrupa Kupalarında da mutlaka boy gösterecektir. Türk Telekom’lu tüm yönetim artık gönül rahatlığı ile takımlarını destekleyebilirler.

Beşiktaş karşısında hep maçı kontrol altında tuttular. Maçın büyük bölümünü 5 dışarda  oynayan Kartal karşısında dengeyi korumak için kısalarla oynarken, Evren, Barış ve Ümit  çok iyi oynadılar. Türk rotasyonu en iyi takımlardan biri. Valters, Roll sayı katkısını yaparken Carter yine klasını konuşturdu.

Beşiktaş İntegral Forex cephesinde ise maçta skoru yakalayabilecek boş pozisyonları değerlendiremediler. 38-29 maç sonu ribaund üstünlüğü maçın aynasıydı. Birinci çeyrek 16-9 üçüncü çeyrek 26-9’luk skorlar maçın aynasıydı. Beşiktaş acilen kendini toparlamalı. Zor maçlar kapıda.

Maçın MVP’si: Carter 32.42 dakika 15 sayı, 3/5 ikilik, 2/5 üçlük, 3/4 faul 3 ribaund, 1 asist, 1 blok.

DARÜŞŞAFAKA DOĞUŞ   91-93   RÖNESANS TED ANKARA KOLEJİ

Yılın çiçeği burnunda takımı Darüşşafaka Doğuş, ayaklarının tozu ile şampiyonluğa oynayan bir takım kurdular. Her pozisyonda oynayan oyuncular açık açık anlatmasalar da, “bizim gözümüz ilk önce final sonrası Allah kerim!”

Takımın başında Oktay Mahmuti tüm deneyimi ile takımını maç maç ilk önce en iyi sırada Play-Off’a katılmak. Zaman zaman zorlansalar da, amaçlarına ulaşmayı başarıyorlar. Büyük küçük takıma bakmaksızın iyi basketbol ve galibiyetler ile zirve yarışında tartışmasız en iyi takımlardan biri. Hele Avrupa maçlarında yıpranmadan sadece ligde de rakiplerine hazırlanmaları önemli avantaj.

Ancak şut atmayı en iyi beceren ve asla maçı son düdüğe kadar bırakmayan Rönesans TED Koleji İstanbul’da resmen “altın buldular” ilk yarı 57 sayı yemelerine rağmen beyaz bayrak çekmeyen TED Koleji ikinci yarıda müthiş atak yaptı. Üçüncü çeyrek 17-28  dördüncü çeyrek 17-20 önde bitirerek çok önemli bir deplasman maçını 91-93 kazanmayı bildi.

Maçın MVP’si: Aminu 17.28 dakika, 22 sayı, 9/11 ikilik, 4/4 faul, 4 ribaund, 2 asist.

PINAR KARŞIYAKA   82-76   NSK ESKİŞEHİR

Yeni coachu ile birlikte daha iyi basketbol oynamaya başlayan Eskişehir her rakibine kök söktürüyor. Ama bir türlü galibiyete uzanamıyor. Hele son çeyreklerde rakibine resmen kabus yaşatıyor. 17-33 bu çok önemli bir skor. Pınar Karşıyaka sezon başından beri hiç  bir takımdan bir çeyrekte bu kadar çok sayı yemedi.

Brad Greenberg Türkiye’de aldığı Eskişehir’in puan cetvelinin sonunda olması umurunda bile değil. Ancak takımına iyi basketbol oynatmaya çok dikkat ediyor. Her hafta daha iyi basketbol oynarken, eksikleri olmasına rağmen galibiyetin eşiğinden dönüyor. İnanın Eskişehirliler gün geçtikçe basketbola çok ısınıyorlar ve basketbol takımına sahip çıkıyorlar. Oynadıkları basketbol hak ettikleri saygısı görüyorlar.

Ufuk Sarıca “Oynadığımız basketbolu beğenmedim” bence bu cümle maçın özeti. Ancak herkesin maç esnasında “Acaba mı? “ derken, yine de yenilgiyi asla kabul etmeyen oyuncalar maçı kazanmanın bir yolunu buldular. Maçın sonunda 53-29 ribaund üstünlüğünü pek istatistik sayfalarında görmedim.

Maçın MVP’si: Türkiye Basketbol Liginde 1000 sayı barajını aşan, Jon Diebler 27.11 dakika, 3/4 ikilik, 1/6 üçlük, 7/7 faul, 6 ribaund, 1 top çalma.

TOFAŞ    75-47   TORKU KONYA BASKETBOL

Büyük ümitlerle sezona başlayan TOFAŞ, 5 artı 1 kuralını da iyi kullananlardan sayılır. Ancak bir türlü taşlar yerine oturmadı. Coach değişimi ile düzlüğe çıkmaya çalışırken olmadı mı olmuyor! Puan cetvelinin en alt katmanlarına inmeleri TOFAŞ’a gönül verenleri hayal kırıklığına uğrattı.

Bir yerde “dur” demek gerekliydi. Nerede ise tüm hırslarını TORKU’dan çıkardılar desek yalan söylememiş oluruz. Oyun kurucu eksikliği çeken TORKU için çok tatsız bir gün oldu. Birinci çeyrek 16-9 ve üçüncü çeyrek 26-9 gibi farklı skorlarla maçı alıp götürdüler.

TORKU için hiç hatırlamak istemedikleri bir geceyi yaşadılar. TORKU yaşadığı sendromları bir kenara bırakarak Lige dönmeli.

Takım halinde iyi oynayan TOFAŞ’ta kötü oyuncu yoktu. Çünkü her oyuncu bulundukları sıralardan yukarı çıkmak istiyor.

Maçın MVP’si: Elanu 19.59 dakika, 14 sayı, 6/7 ikilik, 2/2 faul, 8 ribaund, 1 blok.

İSTANBUL BŞB.   84-75  MURAT BEY UŞAK SPORTİF

Belediyenin yeni yaptırdığı ve yapmaya çalıştığı yer altı ve üstü METRO ile özel bir yolculuğa çıktı. Bu yolun sonu nereye gideceğini gerçekten merak etmeye başladım. Nerelerden nereye? Daha doğrusu BŞB nereye koşuyor. Demek ki, yerinde, zamanında ve “O İNSANLARI” bulunca her şey tabiri caiz ise “CUK OTURDU”

İ.BŞB. yöneticilerini kutlamak gerekli. Helal olsun hem 35 salonda çok çağdaş ve gerçek altyapı üzerinde yapılanmak ve lokomotif olan basketbol takımına çeki düzen vererek TBL’nin önemli takımı haline getirmek. İşte yılların deneyimli basketbol adamı “Nihat İziç” her şeyi ile yeniden ve en iyi şekilde BŞB basketbol organizasyonunun yapılandırmaya çalışıyor. Bunda da çok başarılı oluyor. Puan cetvelinde çıktığı yolculukta nerede duracağını yakında göreceğiz. Salonu var. Seyircisi basketbolu öğrenerek daha bilinçli ve daha yoğun olacaktır. Yakında Avrupa kupasında da, boy gösterecektir.

Uşak için zor bir deplasmandı. Bence artık Uşak için Avrupa macerasını bir kenara bırakıp  TBL deki durumunu masaya yatırıp ön plana çıkarması gerekir. Çünkü ligin dibine kimlerin demir atacağını şu anda kestirmek zor! Bir çok takım puan cetveli savaşında “düşme korkusu yaşamak istemiyor” Uşak Avrupa’yı pas geçebilir. Bu maça ortak olmak istedi ama BŞB. müsaade etmedi.

Maçın MVP’si: Wrıght 37.47 dakika, 17 sayı, 6/15 ikilik, 1 / 4 üçlük, 2/2 faul, 7 ribaund, 8 asist, 4 top çalma, 1 blok.

GALATASARAY LİV HOSPİTAL 87-79     BANVİT

Her iki takımda her şeyden önce Avrupa yorgunu. Takımlarımızın “baş kabusu” Avrupa maçları takımlarımızı zaman fakiri yapıyor. Öyle günler oluyor ki, sadece şut idmanı yaparak maça çıkabiliyorlar. Bazen gittikleri deplasmanlarda idman yaparak geri dönüyorlar.

Taktik-teknik çalışmaları bir türlü yerine getiremeyen teknik adamlar oyuncularını zorlu Türkiye Ligine hazırlamak için doğaüstü mücadele veriyorlar. Kolay değil, ancak yapacak başka bir şey yok! Yenilgilere üzüntü, galibiyetlere sevinç ağıtları yazma şansları olmayan takımlarımız tüm hızları ile yaşamlarına devam ediyorlar.

BANVİT: İkinci tura iki yenilgi ile başladılar. Ayaklarının tozu ile geldikleri İstanbul’dan galibiyet çıkarmak istiyorlar. Coach Lukic: “Artık takım kadrosu ile oynamadan, Davis ve arkadaşlarına takımı teslim etmiş” Bence çok iyi yapmış.

Belki abartıyor olabilirim ama BANVİT sezon başından beri bu kadar iyi basketbol oynadığı maçı izlemedim. Maçı kazanmak için çok mücadele ettiler. Hele Galatasaray potasının altından 17 ribaund aldılar. Rowland, Davis, Mejia, “Mahşerin dört atlısı” tamamda, Simmons takımın en tekleyen oyuncusuydu. Baron’u çok beğendim. Biraz yabancılık çekiyor.

Lukic sadece Baron için set hazırlamalı. Bu maçta iki pozisyon hazırladı ikisini de sayıya çevirdi çok iyi bir şutör. Mahşerin atlılarına büyük aday. Davis dışarıdan şut atmaktan vazgeçip boyalı alan ve çevresini iyi kullanmaya başladı. Yaş ortalaması 30 civarında olan yıldızların sezonu büyük bir başarı ile bitirmesi mümkün. Çünkü özlediğimiz ve beklediğimiz BANVİT geldi, geliyor.

Galatasaray Liv Hospital ise maç sonrası şöyle bir kanıya sahip oldum. Eğer Galatasaray Avrupa’da oynamasa, para sıkıntısı olmasa bu kadro ile Türkiye’de final oynayacak bir kadroya sahip. Ender öyle iyi bir maç çıkardı ki, Arroyo maçın sonuna diri kaldı ve maçın finalinde resmen resital yaptı.

Arroyo veya Ender, Carter, Pocius, Micov ve Young ile acayip hızlı oynuyor. Erceg’in şutları girmediği zaman zarar vermese de, “negatif” bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Hele savunma konusunda aksaması rakibe ikinci şansların verilmesinde onun pasifliği kalıyor. Asla kaybedilmesi gereken bir oyuncu değil! Ancak savunmada bir türlü istenilen seviyeye ulaşamıyor.

Sinan, Pocius ve Micov çok formda, hem Ender hem Arroyo paylaşarak takımlarını çok iyi yönetiyorlar. Young ise “iyi ki, geldin diyoruz” potaların üstünde dolaşıyor. Takım kalesinin burcu olarak harika görev yapıyor.

Tabii sırada Carter: Yabancılık hissettiği günler bitmek üzere. Uşak’ta ki, gibi topların tamamı Carter’da toplanması mümkün değil. Ancak yine de arkadaşlarının teveccühünü kazanmış durumda. Hızlı oyunda, içeri yüklenmelerde, savunmada harikalar yaratıyor. Örneğin ikinci yarı Mejia’yı öyle kilitledi ki, maçın gidişatı değişti. Galatasaray seyircisi de Carter’ı alıştıkça yaptığı bloklara çığlık atmaya başladılar. Kısaca maçı daha çok isteyen  Galatasaray L.H. maçı alıp götürdü.

Maçın MVP’si: Carter, 28.48 dakika, 13 sayı, 3/5 ikilik, 1/1 üçlük, 4/7 faul 3 ribaund, 2 asist, 1 top çalma, 3 blok.

ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ NOT: Televizyonda sadece reytingi avcılığı için yapılan bazı programlar var! Yarışmacının eline sınırlı para verilir ve o para ile neler yapabileceğini sınarlar! İşte bizim basketbolumuz da bu hale geldi! Ancak bazı teknik adamlar çok şanslı bazıları ise "zorluk kostümü sırtında!"

Ergin Ataman'ın şansını gerçekten merak eder oldum! Şartların en ağır olduğu bir ortamda hala şampiyonluğa oynayan ve hala Avrupa'da herkese posta koyan bir takım yaratıyorsa bu Ergin Ataman şansı değil, beceri ve başarısının eseridir. Şu an Avrupa olmasa sadece lig olsa "Şampiyonluğun en önemli adayı olur"

BANVİT maçını iyi seyrettiniz mi? isterseniz bir daha olmadı bir daha seyrediniz! Bu bir "Ergin Ataman" yapımıdır. Biraz ama birazcık imkanı daha olursa kim bilir ne sürprizleri olacaktır. Ve biz "Ergin Ataman şansı" diye söylenmeye devam edeceğiz!

TRABZON MEDİCAL PARK  71-97  ANADOLU EFES

Teknik adam değişikliğinden itibaren inanılmaz bir değişim yaşayan Trabzon Medical Park galibiyet serisine bir yenisini ilave etmek için çıktıkları Anadolu Efes maçında, hiçte umduklarını bulamadılar. Çünkü Anadolu Efes “artık TBL’de yenilgi almak istemiyoruz” dercesine ilk dakikadan itibaren müthiş bir tempo ile maça asılmaya başladılar.

Anadolu Efes cephesinde Coach Ivkovic, kimi oyuna alsa elinden geleni yapıp maçı daima takımının lehine taşıdı. 19-26 ilk çeyrek ve 21-27, 14-21, 17-23 gibi skorlarla maçı açık farkla kazanmayı hak etti.

Trabzon ise geçen hafta çok iyi atlet olan ve süre verildiği zaman başarılı olan Laval eski alacağına  ve yeni transfer Ivanov’un alacağı ücret kadar para alarak yeni bir sayfa açtılar. Ayağının tozu ile maça çıkan Kaloyon Ivanov 16.56 dakika oyunda kaldı. 1/7 attı. Biraz alışırsa daha başarılı olacağına inanıyorum. Bost, Marshall, Hardy ve Stiponovic’in çift haneli sayıları maçı döndürmeye yetmedi.

Maçın MVP’si: Janning 24.57 dakika, 21 sayı, 3 /4 ikilik, 5/6 üçlük, 2 ribaund, 1 asist, 4 top çalma.

ROYAL GAZİANTEP BELEDİYE BASKETBOL  59-71   FENERBAHÇE ÜLKER

Sezona tabiri caiz ise bomba gibi bir giriş yapan ROYAL ilk önce Efes’i ardından Fenerbahçe Ülker’i deplasmanda yenince “İşte geliyor Anadolu’nun sesi” dedim. Çok güzel bir basketbol salonu, sadece para veren değil, basketbol bilgisi ile donanmış yöneticileri bulunan ROYAL kurduğu takım ile “gümbür gümbür” geliyor. Basketbol Ligi 5 artı 1 kuralı ile büyük çapta renklenirken, kurulan iyi kadro ile ROYAL daha ilk haftadan zirveye gözünü dikti.

Çok üst düzeyde başlayan basketbol operasyonu paralelinde tribünleri dolduran seyirci “hem basketbolu seviyor, hem saygı gösteriyor” Böyle bir ortamı yaratan ROYAL yıllardır hasretini kurduğumuz “Türkiye Basketbol Ligi” gerçek anlamını bulmaya başladı.

Ama kısa metrajlı, birkaç bölümlük “rüya” gibi geçip gitmesi herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Siyahla-Beyaz veya gece ile gündüz gibi farklı en üst düzeyde başlayıp, bana göre, biraz şanssız sakatlıklar, biraz yanlış transferler! Derken “efsane” takım ve alacağı neticeler ile tüm basketbol camiasını hayal kırıklığına uğrattı.

Fenerbahçe Ülker eve konuk geldi. Son zamanlardaki kötü talihi yenebilmek için tüm güçleri ile maça asıldılar. Ama Fener hazırlıklıydı. İlk çeyrekte sezonun rekoru kırıldı. ROYAL ancak 5 yazı ile beş sayı atabildi. Diğer çeyreklerde ne kadar asılırsa asılsın, Fenerbahçeli oyuncular artık birbirlerine öyle alıştılar ki, rakipleri kim olursa olsun kimseye şans tanımamaya kararlılar. Sezon başında mutlaka bir ve beş numaralı oyuncuları en iyisinden seçmeleri gerektiğini söylemiştim. Ancak bir ve özellikle beş numaralı yani pivot ama yine tekrarlamak istiyorum tam boyalı alanı koruyan ve rakibin boyalı alanını talan eden pivotsuz ROYAL’ın işi kolay değil! Üstün gayret yetmez!

Fenerbahçe’de kötü oyuncu yoktu. Top rakip potaya akıp giderken Bogdonovic 35 dakika oyunda kalarak onun basketbola ve arkadaşlarına iyice alışmasını  isteyen Obrodovic, oyuncusunun 1/5 şut yüzdesi bile umurunda olmadı.

Çok merak ettiğim bir şey var! Zdovk eğer Slovenlı teknik adam olmasaydı, emekliliği gelen ve son senelerde gittiği hiçbir takımda başarılı olamayan Lakovic’i takımına kurtarıcı olarak alır mıydı? 25-66 ribaund ve 9-16 asist üstünlüğü maçın aynasıydı.

Maçın MVP’si:  Vesely 16 sayı, 8/11 ikilik, 5 ribaund, 3 asist, 1 blok.


Haftanın Takımı: Rönesans Ted Ankara Ted Koleji
Haftanın Coachu : Burak Gören (Rönesans Ted Ankara Koleji)
Oyuncusu : Aminu (Rönesans Ted Ankara Koleji)
6. Oyuncu : Ümit Sonkol (Türk Telekom)
Savunmacı : Sinan Güler (Galatasaray Medical Park)
Beşi :  Ender (Galatasaray L.H.), Diebler (Pınar Karşıyaka), Carter (Türk Telekom), Carter (Galatasaray Liv Hospital), Elanu (Tofaş)

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05May

29.HAFTAYA BAKIŞ!

28Nis

28.HAFTAYA BAKIŞ!

21Nis

27.HAFTAYA BAKIŞ!

17Nis
08Nis

25.HAFTAYA BAKIŞ!