BEŞİKTAŞ'I BİR DAHA BÖYLE YAKALAYAMAZSIN!


İkinci yarının başlamasıyla birlikte Trabzonspor, transferde hiç önemli bir adım atamadı. Sadece Kasımpaşa’dan Şahin Aygüneş’i transfer etti. Uzun zaman sakatlığı olan bu oyuncunun nasıl bir verim vereceği merak konusuydu. 1461 Trabzon’dan alınan Gökhan ve Mustafa Akbaş, yerel anlamda iyi transferlerdi. Tabii ki transfer yapamamasının nedeni tamamen ekonomik nedenler ve yabancı oyuncuların sayısının fazla oluşundan kaynaklanıyordu.

Trabzonspor’un iç saha maçlarının rağbet görmediği bir dönemde, Beşiktaş maçıyla birlikte müthiş bir taraftar vardı Avni Aker’de. Maç bu atmosferde başladı. Dakikalar 10’u gösterirken Trabzonspor 3 tane net pozisyon buldu. Hemen akabinde Emre’nin pozisyonunda penaltı verilebilirdi. Bana göre Mustafa Akçay’ın, santrafor mevkiinde yaptığı değişiklik(Emre’yi tek forvet oynatması)  doğru bir hamleydi. Zaten Emre de attığı gol ile Mustafa Akçay’ın haklı olduğunu gösterdi. Son zamanlarda formu yükselen Emre’nin, oynadıkça daha verimli olacağına inanıyorum.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, Yunus Yıldırım denen bir hakem, bu kadar Trabzonspor üzerine oynar. 30. dakikada araya atılan bir topta Yusuf gole giderken, ceza sahasının hemen dışında Necip tarafından düşürülmesi ve kırmızı kartın verilmesi gerekirken pozisyonu oynatmasına, acaba hakem trioları ne diyecek, çok merak ediyorum.

40. dakikada Emre’nin, hızlı gelişen bir hücumda Olcan’a attığı topu Olcan kontrol ettiği zaman rakip ikiye bir yakalanmışken, Adrian’ın da pozisyona yakın olmasına rağmen her nedense birden uzak kalması sonrası Trabzonspor, önemli bir pozisyondan yararlanamadı. Eğer Olcan’ın arkasından bindirme yapsa, belki de kendisi gol pozisyonuna girecek, ya da Olcan’ı rahatlatacak ve Olcan da golü atacaktı. Adrian’ı ilk 45 dakikalık bölümde hiç anlayamadım. Mutsuz, huzursuz ve isteksiz bir Adrian gördüm. Bilemiyorum belki de bir sorunu vardır. İlk yarı itibariyle 45 dakikalık bölümde Trabzonspor, 5 net pozisyon bulmasına rağmen ancak 1 gol atabiliyor. Beşiktaş da sadece bir pozisyon buluyordu. İkinci yarı, 60. dakikaya kadar dengeli giden maçta, anlam veremediğim bazı futbol anlayışları vardı. Karşınızdaki Beşiktaş’ı hiçbir zaman bu kadar kötü yakalayamazsın. Defans bloğu zayıf olan, orta sahası çok düşük olan bir Beşiktaş takımına karşı biraz tempo yapsan, belki de ikiyi üçü bulacaksın ama maalesef Trabzonspor geriye yaslandı.

Yapılan değişiklikler Mustafa Akçay’a göre doğru olabilir ama bana göre Adrian oyundan alınmamalıydı. Alınmasaydı Trabzonspor’un pas yüzdesi daha iyi olabilirdi. Yusuf’un süratinden dolayı defansa da yardım etmesi daha iyi olabilirdi. Belki bu değişiklikleri daha geç yapsaydı daha iyi olurdu, diye düşünüyorum. Maçta iki tane önemli oyuncu ön plana çıktı. Belki Emre golü atıyordu ama Mustafa Yumlu, girmiş olduğu 3 pozisyonda Beşiktaş savunmasına geçit vermedi. Son 5 dakikasına beraberlikle girilen maçta, Beşiktaş takımına karşı belki de beraberliğe sevinmek istemezdik ama son dakikalarda 1 puanı kurtardık diyebiliriz. O yüzden 1 puana sevinmeliyiz. Çünkü 90+3’de de kornerden gelen pozisyonda top Beşiktaşlı oyuncuya çarpmasa belki de 2-1 yenik ayrılacaktık.

Sonuç olarak Trabzonspor, oyuna hızlı başladığı gibi ekonomik olarak 90 dakikaya enerjisini yayması gerekir. Yoksa bu tür sıkıntıları hep yaşarız.

bahaddingunes@spormaraton.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Ara
24Kas

DEĞİŞİMİ GÖRDÜK!

10Kas

SADECE ÜÇ PUAN!

03Kas

EY VAHİD!

24Ekm

TRABZONSPOR HAK ETTİ!