SPOR REFORMU NE ZAMAN?..


Son on sene içinde Türkiye’de birçok alanda gelişmeler gözlemlenmekte. Her alanda atılımlar yapılıyor.

Sağlık reformu, ekonomi reformu ve daha nice değişimler yapıldı, yapılıyor.

Otoyollar, raylı sistemler, deniz yolları ve hava yolları gözle görülür bir şekilde ilerleme kaydetmekte. Yeni Türkiye adına Anayasamız bile değişiyor. Milletimize hayırlı olmasını temenni eder, Engellere rağmen bu denli çalışan hükümetimize teşekkürü bir borç bilirim.

Bütün bunların yanında sporla ilgili çalışmaları son derece yetersiz bulduğumu da belirtmek isterim. Spor denilince biz futbol severlerin aklına hemen yeşil sahalar geliyor. O konuya tabi ki değineceğiz, fakat bakıyorum sporun her alanında bir kaos ortamı var. Atletizm’deki doping skandalları, branşlardaki federasyonların yetersizliği can sıkıcı durumda.

Ülkemizde yüz kişiye sorsanız hentbol federasyon başkanın adını bilmez. Sayın Bilal Eyüboğlu’nu da buradan anmış olalım. Basketbol ve futbol maçlarındaki Vandalizm, çifte standartlar ise, bu branşların ne kadar yozlaşmış hale geldiklerinin iyi bir kanıtı. Hükümetimiz, bu konularla ilgilenmesi için Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç’ı atamış, kendisinden beklentileri karşılamasını beklemekte. Hükümetimiz bekleye dursun; benim birkaç sorularım olacak kendisine.

Türkiye Futbol Federasyonuna daha ne kadar tahammül edeceksiniz sayın bakanım? Hakemler baskı altında ve buna göre yönlendiriliyorlar. Atamalar ve alınan kararlar tamamen kişiselleşmiş durumda. Televizyon programlarında “Bu sene Galatasaray’a dördüncü yıldızı taktırmazlar” cümlesi söylenebiliyorsa, verilen bu emekler neden?

Bu denli ülke futbolunu etkileyecek bakanlığın da üzerinde bir güç mü var?.. Anadolu takımları üç haftadır isyan halinde. “Emeklerimizi boşa çıkartıyorlar, bunlar emek hırsızı!!” serzenişinde bulunuyorlar. Bu hafta ligde yaşanan skandallar çabası… Bir lig maçında yirmi saniye geciktiği için atak kesilip gol engelleniyor, aynı hafta diğer lig maçında uzatma dakikaları otuz saniye daha uzatılıp atak devam ettiriliyor. Puanlar ya da kazanılan, kaybedilen maçların önemi yok. Daha tehlikelisi, bu zihniyet ne zaman sonlandırılacak? Anlaşması devam eden bir teknik direktöre anlaşma uzatma hangi etikte var ne kadar ahlaklı sorarım sizlere? Bulunduğu her konumda kendisinden çok makamına zarar veren bir kişi o makamda daha ne kadar kalacak. Spor evrensel bir barış aracıdır, amaca yönelik kullanıldığında rant geliri sağlamaktan başka bir işe yaramıyor. Yayıncı kuruluşlara bağımlı hale gelen Türk Futbolu nereye gidiyor yolun sonunda ne var hepimizin merak konusu. Türkiye Yargı mercilerinin bir karara bağlayamadığı şike sürecini resmen Avrupalıların otoritesine bırakmak ne demek. Bu konuları spor bakanımız yakından takip edip rapor hazırlıyor mu?

Hükümetimiz spora yönelik birçok organizasyona talip oluyor. Altyapılara ciddi ödemeler yapıyor ve sonuç almak istiyor. En son olimpiyat organizasyonunu kaybetmemizin en büyük sebebi güvenlik, doping ve şike süreçleridir. Bu sebeplerin üçü de futbolla bağlantılıdır. Türkiye gerek statları, gerekse altyapı olarak futbol organizasyonlarına hazırdır.  Her alanda başarılı olan hükümetimiz en kısa zamanda sporda da reforma gidip, otoriteyi ele aldığında, dünya futbol organizasyonlarında mutlu son kaçınılmaz olacaktır.

Eşitlik zihniyetinde ve bakanlık tarafından denetlenen federasyonların kurulmasını cani gönülden bekliyorum ve bu konuda hükümetimize inanıyorum.    

  

acoskunatlas@spormaraton.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Nis

BORSA ÇÖKTÜ…

27Şub
20Şub

SESSİZLİK BİTTİ!..

24Ekm

SPOR REFORMU NE ZAMAN?..

10Ekm

MENTAL FARKLAR !...