SESSİZLİK BİTTİ!..


Ailevi sebepler deyip, geçmeyeceğim.

Ekim Başında dünyaya gelen ikizlerimden dolayı sizlerden ayrı kalmak durumunda kaldım.

Bu süre içinde futbol dünyasında sizlere bahsetmek istediğim birçok konu gerçekleşti, daha sonrasında olan bitenlerle ilgili yorumlarımı sizler ile aşağıda paylaşacağım. Türk futbolunda bir şeyler değişti mi yoksa her şey güllük gülistanlık mı?, kararını size bırakıyorum.

Galatasaray Spor Kulübü Fatih Terim sonrasında teknik olarak birçok konuda sistem değişikliğine gitti.

Gençleşme operasyonu yaptı. Teknik Patron Roberto Mancini eşliğinde öngördüğümüz futbolu oynuyor. Öngöremediğimiz başka bir düşmanla, özellikle deplasman maçlarında boğuşmaya başladı, kendisiyle!

Ligin güçlü ekiplerini son haftalarda bol golle geçen Galatasaray takımı son lig maçında beraberliği zor kurtardı. Üzülerek belirtmeliyim ki, rakibi küçümsemek  “La Fontaine” masallarına dahi konu olmuş tavşan kaplumbağa hikayesidir. Beşinci dakikada golü bulan Galatasaray takımı, rehavete kapıldı ve iki puanı bıraktı.

Medya da yakaladığı fırsatı kaçırmadı, Drogbaya yüklenildi, bazı futbolcular Tv programlarında yerden yere vuruldu ve günah keçileri tek tek açıklandı.

Yukarıda belirttiğim gibi Galatasaray takımının bir düşmanı varsa, o da; her zaman yine kendisi olmuştur. Önümüzdeki hafta Chelsea maçı çok önemli, tüm camiaya taraftarlara başarılar diliyorum.

Galatasaray Spor Kulübü başkanı Ünal Aysal vizyonu olan bir işadamı, takımını bu kaos ortamından da başarı ile çıkartacağını ümit ediyorum.

Fenerbahçe Spor Kulübüne gelince…

Çok kulvarda mücadele ediyorlar. Başkan Aziz Yıldırım’ın cezası onandı. Takım 10 puanlık farkı koruyamadı. Ersun Yanal takımları genelde sezonun ikinci yarısı düşüşe geçer derler, kafalar da “acabalar” başladı.

En önemlisi bütün bunlara rağmen vefakâr taraftarları hala arkalarında, tek yürek, onur mücadelesini devam ettirmekteler. 

Fenerbahçe Spor Kulübü köklü geçmişi olan büyük bir camia… Önde gelenleri mutlaka çözüm üretmeye başlamışlardır.  Benim fikrim başkanın çok yıprandığı bunun sonucunda kulübe zarar vermeye başladığıdır.  

En kısa zamanda yönetimsel olarak istikrarı yakalamalarını temenni ediyorum

Beşiktaş Spor Kulübünün şu an en büyük sorunu stat inşaatıdır.

Başkan Fikret Orman bana göre doğru hamleler yapmış, takımını düşük viteste fakat yola sağlam basarak devam etmesini sağlamıştır.

Üstelik stat yaparken Galatasaray eski başkanlarından Adnan Polat’ın yaşadıklarının yarısını hissetmeden camiasını arkasına alarak bu günleri geçirmenin şansını yakalamıştır.

Teknik ekip ve futbolcu kadrosu gayet yeterlidir. “Tavşanlar şımarmaz ise, şampiyonluğun da en büyük adaylarından biridir.”

Paylaşmak istediğim diğer bir konu ise Elazığ Spor’un sahipsiz olmadığıdır.

Taraftarı vardır ve sonuna kadar arkasında olacaktır, olmalıdır da.  Bu takım geçen sene düştü derken, müthiş bir grafik çizip ligde kalmadı mı?

Başarılar asla şahısların değil camialarındır.

Elazığ Spor şehir takımıdır ve o şehrin önemli vizyonu ve markasıdır.

Teknik Direktör Okan Buruk’la güzel bir hava yakaladılar. Başkan ve yönetime rağmen ligde kalmayı başaracaklarından eminim.  

Son olarak değineceğim konu ise Brezilya milli takım teknik direktörü’dür…

Bu kadar formda olan, neredeyse iki maçta bir takımını bölgesinde sırtlayan Felipe Melo aday kadroda yok, bunun hesabını bir gün birisi soracaktır bundan eminim.

Bu haftadan itibaren sizlerle her hafta Perşembe günü kösemde futbolu konuşmaya, konuşulmayan ve anlatılmayanları anlatmaya devam edeceğim.

Herkese temiz, lekesiz futbol dolu bir hafta sonu diliyorum.

Sessizlik bitti….

 

 

 

acoskunatlas@spormaraton.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Nis

BORSA ÇÖKTÜ…

27Şub
20Şub

SESSİZLİK BİTTİ!..

24Ekm

SPOR REFORMU NE ZAMAN?..

10Ekm

MENTAL FARKLAR !...