BİRİLERİ DÜŞMEMİZİ İSTİYOR


Aslında maçın geneline baktığımızda olup-biteni çok iyi anlayabiliyoruz.

Koskoca maç boyunca Elazığspor’un rakip kalede bir tek ciddi atağı olmuş.

İki kader dakikası ve takımın kaderiyle oynayan iki oyuncu…

Marvin ve Tanju

Önce Marvin, daha maçın başında kornerden gelen topu smaçla uzaklaştırınca penaltı golüyle geriye düştük.

…Ve Tanju.

48. dakikada Tello’nun nefis ara pasıyla soldan ceza alanına giren bu oyuncumuz, topu kaleye gönderme yerine kale alanında çok müsait pozisyondaki Batuhan’a atsa, yüzde binbeşyüz gol olacak bu pozisyonda beraberliği sağlayacaktık.

Erciyesspor’a deplasmanda 3-0 mağlup olduğumuz karşılaşmada rakibin attığı ilk goldeki paslaşmayı hatırlayın.

Kale alanında bile topu kaleye vurma yerine garanti paslarla gelen ev sahibi takımda Edinho’ya atılan son gol pası; nerdeyse gol çizgisi üzerindeydi.

Garanti oynamanın, yardımlaşmanın en güzel örneği, işte bu golün öncesindeki paslaşmalardı aslında.

Tanju’da eksik olan; kafasını kaldırmayıp Batuhan’ı görememesiydi, ya da görüp de topu atmamasıydı.

Söz Batuhan’dan açılmışken…

Bir önceki Gaziantepspor karşılaşmasında dirençsiz savunma karşısında rahat oynarken, takımının galip gelmesindeki en etkili isimdi hiç kuşkusuz…

Ancak, ağır Bursaspor defansı karşısına yine aynı ağırlıktaki Batuhan’ı koymak çok ciddi bir teknik hataydı.

Zaten bu teknik hataları son haftalarda fazlasıyla yapıyoruz ve karşılığında da hüsran yaşıyoruz.

Bursaspor karşılaşmasında ayağına topu alan oyuncumuz rakibini geçemiyor.

Rakip eksiltme özelliği olan iki oyuncumuz var; Bunlardan Serdar Özkan kadro dışı, Tello ise yedekler arasında…

Gaziantepspor karşılaşması sonrasında galibiyetin verdiği rahatlıkla konuşan Antrenör İrfan Saraloğlu, takım olarak birlik-beraberlikten söz edip ligde kalma adına pozitif konuşurken, “bu birlik ve beraberlikte Serdar Özkan neden yok?” diye sorduğumda, “kadromuz geniş, bunun değerlendirmesini hoca yapar” diyerek, topu taca atmayı tercih etti.

Oysa geniş dediğiniz kadrodan sayı olarak her maça 18 kişi çıkartabilirsiniz ancak, yetenek anlamında maalesef durum öyle değil!..

Şayet öyle olsaydı, sonradan oyuna girenler oyuna ve skora katkı yapar, bizi de bu sıkıntılardan kurtarırlardı bir nebze olsun.

Sen bir hafta önce Gaziantepspor’u mağlup etmiş, rakiplerin puan kaybettiği haftada düşme hattının üstünde yer almışken, kupada önde götürdüğü maçı 5-2 kaybederek demoralize olmuş, yorgun düşmüş Bursaspor karşısında topu topu ancak bir pozisyon buluyorsan; şapkanı önüne koyup düşüneceksin!..

Parasızlığın ayyuka çıktığı Elazığspor’da son haftalarda bunu dillendirip ulusal basına malzeme yapanlar; kalan maçlara konsantre olma yerine, ateşle oynuyor…

Rakipleri, hakemleri, masa başı oyunlarını anlarız da, asıl içeride olup bitenleri anlamak güç; birileri intikam alırcasına ne yazık ki düşmemizi istiyor…

 

 

coskunkamac@spormaraton.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Ara

YENİ ELAZIĞSPOR!

12Ara

ELAZIĞSPOR'A DAİR

27Eyl

MÜCADELENİN GÜCÜ...

24Nis

RAHATLADIK!..

20Mar

KAZANMA ALIŞKANLIĞI