YARATICILIK MI,SAÇMALAMAK MI?


“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir”der özlü söz… Ümit Özat’ta aradığını bulduğunu bir türlü anlayamayınca elindekini de kaybetme tehlikesini yaşamaya başladı.

Bir insanın aradığını bulması için kafasına illa elma düşmesi gerekmez bazen de Buca inciri düşer.

Cangele’nin olmayışı dışında, yanlış yerde oynatarak sistemin işleyişini bozdurduğu Onur’un da olmaması aslında Özat’a ideal kadrosunu sahaya sürme fırsatı vermişti, ama Özat bu fırsatı elinin tersiyle iterek hem kendi kariyerine zarar verdi hem de takımı anlamsız bir kaotik sürecin içine itti.

Aslında anlatmak istediğim bir maçın kaybedilmesi ya da fark yemesi meselesi değildir Özat’ın anlatmak istediğim sahaya sürülen kadro ile yapılan değişikliklerde ki adaletsizliktir… Her fırsatta adaletten bahseden Özat daha önce maçlardaki uygulamaları ve bu maçtaki pes dedirten uygulamalarıyla oyuncu gurubu üzerindeki adaletli hoca kavramını bence önemli ölçüde zedelemiştir bir takımın yaşayabileceği en büyük tehlikede budur.

Maça Erdinç’le başlayan ve Bilica’yı da Okan BuruK'un düştüğü hataya düşerek ön liberoya çekip savunmanın dengesini bozmasını bir tarafa bırakın birde orta sahadaki işleyişi bozması bu takıma yapılacak en kötü tercihti… Hele elinde bu rolü yapa bilecek bir İmam olmasına rağmen… Maçta Mehmet Çakır'ın, Murat Kayalı'nın, Birol Hikmet'in iyi görünmemelerinin sebebi de yine budur dahası hücumcuların da etkisiz kalmasının olduğu gibi… 10 kişi kalan takımın 3 oyuncu hakkını 56. dakikada kullanması da cabası.

Geçen yıl Okan Buruk bir maçta ihtiyaçtan Bilica'yı ön libero oynattı ve sonra orada unuttu ve bu da Elazığspor'un süper ligdeki sonu oldu… Ümit Özat’ın etrafında bunu söyleyecek ya da uyaracak kimse yok mu varsalar neden sözleri geçmiyor bu da ayrı bir durum…Bir futbolcunun bir mevkide zorunlu oynayıp başarılı olması eğer ölçüyse süper ligdeki ilk senemizde Elazığ'da Melo'da kalede penaltı kurtardı, Fatih Terim onu daha sonra kalede mi oynattı?

Olan olmuştur önemli olan buradan dersler çıkarıp geleceğe bakmaktır… Yönetimin de artık bir şekilde hocayla konuşma vakti gelmiştir bence kaybedilen çok şey yoktur ama inatlaşmayı bırakma şartıyla… Kimse vazgeçilmez değildir ve hataları görüp hatalardan dönmekte bir erdemdir yok benim dediğim dedik çaldığım da düdüktür denirse de bu iş yürümez dostça söylemesi. Bu takımın potansiyeli vardır ve doğru yönetilirse çok şeyler yapabilir bu da bir gerçektir… Takımlar, ben bunları yaptım daha üzerine bir şey koymam mantığıyla yönetilmez devamlılık ve gelişme şarttır futbol dinamik bir oyundur yaptıklarının üzerine koymadan başarıyı yakalamak çok zordur hatta imkânsızdır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Oca

SIRASI DEĞİL!

19Ara

KURTARICI OLİMPİYATLARI!

01Haz

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU EDER Mİ?

27May
27May

DÜZEN DEĞİŞECEK Mİ?