YANILMAYIN!


Spor, özellikle futbol günümüz dünyasında insanların kısa yoldan sosyalleşmesinin en önemli aracıdır… Günümüz dünyasında ve yakın geçmişimizde ki savaşların ortaya çıkardığı yıkım, vahşet, zülüm ve sonucunda getirdiği yoksulluk savaşların sadece bir yüzüdür… Savaştan beslenen kesimlerinde beslendikleri ortam; insanların birbirileriyle ilişki kuramaması ve birbirlerini tanımamış olmalarından kaynaklanan, önyargıları gerçeklerin yerini koyarak halkları birbirine düşman etme senaryolarının hayata geçirilmesidir.

Günümüz dünyasında halkların birbirileriyle kaynaşmasının ve birbirilerini tanımalarının, anlamalarının lokomotifliğini de futbol önemli ölçüde sağlamıştır… Bir anlamda da futbol tüm evrendeki, dili ne olursa olsun, dini ne olursa olsun, Rengi ne olursa olsun barışın kardeşliğin ortak bir dili olmuştur.

Yukardaki tablo böyle olmasına rağmen kentimizdeki vekillerimizin, kent yöneticilerinin, yerel yönetiminin ve yerel dinamiklerin ve işadamlarının Elazığspor’a bakış açıları anlaşılmazdır… Kentimizin turizm, sosyoekonomik anlamda ki en büyük değerinin yok sayılması görmezden gelinerek kaderine bırakılması en azından hem toplum adına hem de kendi adlarına bir aymazlıktır… Dahası da bu beslendikleri, kendilerini var eden topluma karşı bir sorumsuzluktur… Asıl anlayamadıkları da Elazığspor gibi sportif ve sosyal yapının, Toplumun ortak bir değerinin yok olmasıyla neler kaybedeceklerinin farkında olmayışlarıdır. 

Sosyal barışa en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, sosyal barışı sağlama görevleri olanların buna kayıtsız kalmalarıdır… Spor, Sağlıklı nesiller yetiştirmenin, barışın ve kardeşliğin olmazsa olmazıdır ve dahası da “tuzudur” eğer kenti yönetenler biz bunun yerine başka şeyler koruz gibi düşünüyorlarsa çok ama çok YANILIYORLARDIR… Ve bu anlayışın tıpkı bir Bumerang gibi kendilerini de vuracağından şüphe duymamalıdırlar… Üstelik anayasamızın 58. maddesi ortada dururken.

İşadamlarına gelince, onlarda kaliteli yaşamanın yemeden içmeden, lüks araçlara binmeden, banka hesaplarını şişirmeden geçtiğini düşünüyorlarsa onlarda gelecek nesillerine en büyük kötülüğü kendilerinin yaptığının farkına varmalı ve sosyal, kültürel alanlara da yatırım yapmalıdırlar… Yine burada iş adamlığının iktidarın memurluğuna dönüştüğü bu ortamda onları harekete geçirecek olanlarda İktidar, halkın vekilleri ve yerel dinamiklerdir… Bunu yapmaları da, kendi tercihleri değil, kendilerini bu mevkilere getiren halklarına olan görevleri ve zorunluluklarıdır.

En önemlisi de Elazığspor’u sahiplenirken takımın kurtarıcıya değil de, vizyon sahibi bir yönetime ihtiyacı olduğu gerçeğinden hareket edilmesidir… Bu takım ne çekmişse kendilerini kurtarıcı olarak görenlerden çekmiştir ve bu takım kurtarıcılardan çektiğini hiçbir şeyden çekmemiştir… Gelen her kim olursa da olsun takımı işi bilen profesyonellere teslim etmeli ve onlara güvenmelidir… “Ben bu işi öğrendim her şeyi bilirim” diyenlerle bu işin olmayacağını çok yakın bir zamanda pratikte yaşayarak gördük tekrar aynı hataya düşme lüksümüz artık yoktur.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Oca

SIRASI DEĞİL!

19Ara

KURTARICI OLİMPİYATLARI!

01Haz

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU EDER Mİ?

27May
27May

DÜZEN DEĞİŞECEK Mİ?