KAÇAN BALIK!


Denizli’ye, deplasman da 3 puan orucunu bozmaya giden takımımız maalesef yine istediğini alamasa da 1 puanla dönerek evine boş dönmedi… Rakip sahada alınan puan her zaman, kârdır ama 3 puan alacak potansiyelin varsa ve rakipte çok iyi değilse ilerde bunun pişmanlığını da yaşamak kaçınılmazdır.

Her şeyden, önce Buca maçıyla başlayan son maçada yansıyan takımda ki (ilk iki maç hariç) görüntünün olumsuz anlamda değişmesi açıkça gözle izlenebilmektedir… Bunun nedenleri Fiziksel düşüş müdür? Mental anlamda mı bir problem yaşanmaktadır bunu bilemiyorum ama görülen takımın o eski halinden uzak olmasıdır… Umarım bu sorunların nedenleri yönetim ve teknik heyet tarafından teşhis edilir var olan o performans tekrar sahaya yansıtılır.

Bu takım nasıl oluşturulmuşsa, oluşturulmuştur, bu düzeye nasıl gelmişse, gelmiştir, her şeye rağmen, oluşturanlarda sağ olsun, biçimleyip toparlayanlarda sağ olsun… Ama bundan sonra artık o eski defterleri karıştırmanın gerekçe üretmenin bir anlamı yoktur… Zaman yapılanların üzerine koyma zamanıdır ve oluşan bu değeri doğru yönetme zamanıdır.

Maça gelince, ideal defans kurgusuna kavuşan orta alanı bozmadan ilerde de Atilla’yla oyuna başlayan takımımız bir çok pozisyona bulsa da topu kaleye itecek yetenek eksikliğinde golü bulamazken bir de kalesin de gol gördü… Bu golde dikkat çeken ayrıntı ise geçen hafta oynadığımız Altınordu maçında da alarm veren savunmanı sol tarafında ki zafiyetti… İki sol bekle bu kanadı savunmamıza rağmen her iki maçta da bu kanadın adeta E-5 karayollarına dönmesi ve geçen maçta da bu durum yaşanmasına rağmen önlem alınmaması teknik heyet adına büyük bir hataydı… Ve diğer bir hata da ısrarla devam ettirilen artık kronikleşen önemli sorunumuz Onurun orta alanın solunda oynamasıydı… Sol bekte çok iyi işler yaptığını, savunma da ki arkadaşlarının kademelerine girmede, hücuma katkı anlamında çok iyi işler yaptığını bildiğimiz Onur’un yanlış yerde oynatılmasında ısrar edilmesi hem Onur’a hem de takıma yazık etmektir bu ısrarın nedenini biz anlamasakta, takıma zarar verdiğini anlamayan yoktur sanırım… Bir de yeteneğine zulüm eden Birol’a değinmek lazım takımın çok şey beklediği ve bu potansiyeli de olan bu oyuncunun sahada dar bir alanın dışında oynaması adeta şartla tahliye edilmiş o alanın dışına çıkmaması yasak olan biri gibi sahada kendini sınırlandırması takım için büyük kayıp oluyor… Umarız o da gerçek karakterini bundan sonra sahaya yansıtır ve takıma daha fazla katkı sağlar.

Hücumda da maça Cevad ve Atilla’yla başlanması da bu iki oyuncunun bir birini tamamlayan özelliklerinin olmamasından dolayı istenen verimin alınmamasında etkili oldu…Bir diğer önemli sorunumuzda Cevad’ın eski halinden uzak olmasıydı bunun nedeni de hocayla olan kan uyuşmazlığımıdır, yoksa neredeyse bütün oyuncularımızda görülen fiziksel düşüşmüdür? Bilemiyoruz, ama bu takımın Cevad’ kaybetme lüksü olmadığını herkesin anlaması gerek bence… Diğer bir konuda Atilla’nın Murat Tosu'na tercih edilmesidir, kariyeri bilinen ve kumaşı çok iyi olan fakat henüz hazır görülmeyen Tosunun bir an önce hazır hale getirilmesi gerekir… Bana kalırsa Murat Tosun'un ölüsü bile şu anki kadroda iş yapar ve ısrar edilip maç kondisyonunu kazanmasını sağlamak gerekir bu da anca oynatılarak olur…

Tekrar etmek gerekirse, Geçmişte çok eleştirdiğimiz yönetimin önemli oyuncuları kadrosunda tutması ve bu ekibi zor şartlarda oluşturması, hatalarından çok sevapları olan Ümit Özat’ı ve ekibine yerli hocaları da katması önemli hamlelerdi… takım bu ligin önemli ekiplerinden biri durumundadır şu an bizim istediğimizde doğru işler yapılmışsa bunun semeresini de almak haklarıdır ve bu potansiyelde oluşturulmuştur devre arasında yapılacak 3-4 takviyeyle bu takım tekrar süper lige dönebilir yok istemem denilirse de takıma yazık edilir benden söylemesi.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Oca

SIRASI DEĞİL!

19Ara

KURTARICI OLİMPİYATLARI!

01Haz

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU EDER Mİ?

27May
27May

DÜZEN DEĞİŞECEK Mİ?