FIRSATI DEĞERLENDİRMEK!


Elazığspor 3. maçında Denizliyi deplasman da net bir skorla yenerek ilerisi için umut verdi… Daha önce bu takımı bir iki doğru dokunuşla olması gereken noktaya taşımanın mümkün olacağını yazmıştık… Bayram hocada bu ihtiyacı görmüş olmalı ki Kemal ve Cleyton”u takıma monte ederek sorunu tam olarak çözmese de büyük anlamda takımın verimini artırdı.

Denizlide erken bulduğumuz kalecinin de önemli hatalar yapmasıyla bulduğumuz 2 gol hem takımımızı rahatlattı, hem de rakibi oyundan düşürdü… Devamında da gelen 2 golle de maçı 4-0 gibi net bir skorla kazanmasını bildik.

Kalecinin yaptığı büyük hatalar olmasa da biz bu maçı, bu oyun formatı ve mücadele anlayışıyla yinede kazanırdık ama skor bu kadar farklı olur muydu? Onu söylemek zor.

Takımda Murat”ın sanki bu dizilişte biraz eksik kaldığını gözlemlerken bir de Traore”nin iyi işler yapmasına rağmen halen merkezde oynaması gereken bir oyuncunun özelliklerini tam anlamıyla sahaya yansıtamadığını gördük.

Takım için en büyük kazanç ise ilk maçı olmasına rağmen Cleyton”un gösterdiği performanstı… Bu oyuncu hücum bölgesinde iyi işler yaparken, iniyasitif alarak orta alana sık, sık gelerek takımın ataklarını organize eden kişi oldu.

Lamjet de, Cleyton gibi 2,3. bölgede önemli işler yaptı… Serdar”a gelince gençlere taş çıkartan mücadele gücünün yanında deneyimini ve fırsatçılığını da sahaya yansıtmasıyla maçın kahramanı oldu… Tom” da; fazla topla buluşturulmamasına rağmen kumaş olduğunu bu maçta da gösterdi.

Bunlardan önemlisi ise bu maçta yıllardır hasret kaldığımız bizi sahada heyecanlandıran bir takımın olmasıydı.

Bu sergilenen iyi oyunun arka planında ise ilk maçtan beri gözlemlediğimiz sahadaki arkadaşlık anlayışı, dayanışma anlayışı ve henüz 3. maçta oluşan takım olma görüntüsüydü.

Takımın bu noktada yakaladığı bu pozitif verilerin sürdürülebilinmesi, daha da üstüne koyarak hedefe ulaşması erken bir öngörü olmasına rağmen olası görülmektedir.

Bayram hoca; arkadaşlık, takım olma ve antre etmede şu an görevini yapmış görülüyor… Umudumuz bunun sürdürülebilinir olmasıdır.  Selçuk Öztürk'ü de bu yapının oluşmasında ki katkısından dolayı kutlamak gerekir, nasıl ki yapamadığı zaman eleştirdiğimiz gibi.

Ortaya çıkan bu tabloyu korumak ve geliştirmek ise tüm bunları oluşturmaktan daha zordur. Yönetimin, yani Öztürk”ün yükü daha da ağırlaşmıştır ve desteksiz bu işi götürebilmesi çok zordur. Bu saatten sonra takımı rakiplerden çok daha zorlayacak olan mali konular olacaktır… Geçmişte çok eleştirdiğimiz Öztürk”e bu gün destek vermek gerekir… Bu desteğin kentin tüm hücrelerinden gelmesi ve kent olarak takımı sahiplenme duygusunun oluşturulma noktasında Öztürk”ün de beyaz bir sayfa açarak camiayla ayrım yapmadan istişare ederek olası krizlere önlem alması gerekir.

Bu takım; uçurumun kenarında ki Elazığspor”un kurtuluş reçetesi olabilir bu açıktır… Yapılması gereken de; camiayı her parçasıyla bir ideal etrafında bir araya getirerek, bu birliktelikle şehrin dinamiklerini zorlayarak, ikna ederek işin öneminin farkına varmalarını sağlayıp bu potansiyeli fırsata çevirmektir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Oca

SIRASI DEĞİL!

19Ara

KURTARICI OLİMPİYATLARI!

01Haz

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU EDER Mİ?

27May
27May

DÜZEN DEĞİŞECEK Mİ?