KALAN SAĞLAR BİZİMDİR!


İkinci yarıya en sıkıntılı takım olarak giren Elazığspor, ertelenen Giresunspor karşılaşmasını bir hafta sonra oynarken bile sıkıntı yaşadı.

Yeni teknik direktör Coşkun Demirbakan’ın ayağının tozuyla çıkacağı Giresunspor maçı; olumsuz hava ve saha şartlarından dolayı ileri bir tarihe erteleniyor.

Demirbakan da ara boşluğu hesap ederek futbolcularına izin veriyor.

Yabancıların bir kısmı ülkelerine, yerli oyuncular da memleketlerine gidiyorlar doğal olarak.

Sonra Federasyon erteleme maçının 31 Ocak Pazar günü oynanacağını açıklıyor.

Bu kez de telefon trafiğiyle Elazığsporlu oyuncular izinden çağrılarak Giresunspor maçına hazırlanılıyor.

Binya ise maçtan 2 gün önce ancak Elazığ’a gelebiliyor.

Tecrübeli teknik adam Coşkun Demirbakan’ın yapması gereken şuydu;

24 Ocak Pazar günü oynanması gereken ancak ertelenen Giresunspor karşılaşmasından birkaç gün önce Elazığspor’la anlaşan tecrübeli hocanın; maç -oynansın veya ertelensin- hiç fark etmez, arayı bir fırsat bilerek oyuncularını daha yakından tanıma adına takımı Elazığ’a getirmeliydi.

***   ***   ***

Cezalı Tom ve Traore’nin yanı sıra hasta Segbefia’nın da yokluğunda zaten kadro sıkıntısı yaşayan Elazığspor’un içinde bulunduğu durum; maalesef sahaya da yansıdı.

İlk yarıda kadrosunda 7 yabancı bulunduran Elazığspor’da Cleyton’un ayrılması, Tom, Traore ve Segbefia’nın da yokluğunda “kalan sağlar bizimdir” misali Binya, Lamjed ve M’boussy’ye sarılan teknik direktör Coşkun Demirbakan, Hakan Bilgiç’i savunmanın sağında, Halil’i sağ önde, M’boussy’i de sol önde oynatırken, Lamjed’e de forvet arkasında görevlendirdi diğer oyunculardan farklı olarak…

Zeminin ağır oluşunun yanı sıra, idman eksiklikleri gözden kaçmayan bordo beyazlı oyuncuların gelişigüzel kullandıkları topların başımızı ağrıtacağı, daha ilk dakikadan itibaren kendini gösterdi.

11. dakikada savunmamızın gelişigüzel uzaklaştırmaya çalıştığı topun kaptan Onur’un ayağına çarpıp geri dönmesiyle pozisyon bulan Giresunspor’un kazandığı gol; Elazığspor’un ikrâmı oldu.

Oynadığı maçlarda aşırı ve gereksiz hırs yapan Mehmet Yiğit’in bir hava topu sonrasında rakibine istemeyerek de olsa yaptığı centilmenlik dışı hareket; disiplinsizliğin yanı sıra, takıma yapılan bir darbe niteliğindeydi aslında.

İkinci yarıya çıkmayan kaleci Serdar’ın yokluğunda genç Çağlar Şahin’in maça gol yiyerek başlaması da “bu kadar da olmaz”  şanssızlıktı.

Hele ki rakibin 2-0’dan sonra yan direkte patlayan şutu ve Çağlar Şahin’in refleksiyle önlenen mutlak goller, Elazığspor’u muhtemel bir hezimetten kurtarırken, son 15 dakikada yüreklerini ortaya koyarak adeta silkelenen bordo beyazlı oyuncuların sergiledikleri performans; “çıkmayan candan umut kesilmez” dedirtecek cinstendi.

Nitekim 82. dakikada bu takımın vazgeçilmez santrforu olması gerektiğini defalarca dile getirdiğimiz M’boussy’nin klas golüyle umutları yeşeren oyuncularımızın, Murat Kayalı’nın da eski günlerini aratmayacak oyunuyla hücumsal zenginliğini artırdığı maçın uzatma dakikalarında Çağrı’nın şık golüyle beraberliği sağlaması; tüm olumsuzluklara rağmen, 2-0 geriden gelinip alınan 1 puanla birlikte maç sonunda 3 puan sevinci gibi oldu.

coskunkamac@spormaraton.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Ara

YENİ ELAZIĞSPOR!

12Ara

ELAZIĞSPOR'A DAİR

27Eyl

MÜCADELENİN GÜCÜ...

24Nis

RAHATLADIK!..

20Mar

KAZANMA ALIŞKANLIĞI